Üye Girişi
E-Posta Adresiniz :
Şifreniz :
Üyelik Formu
E-Posta Adresiniz :
*
Şifreniz :
*
Adınız :
*
Soyadınız :
*
Yalan söylememiş insan var mıdır? Yoktur...
            Başkalarına dürüstlük taslamayı severiz ama işimize geldiği zaman küçük yalanlar söylemekten kendimizi alamayız. Her insanın kendisi ve etrafındakiler için belirlediği bir “dürüstlük seviyesi” vardır. Bir başka deyimle kendimiz ve tanıdıklarımız için kabul edebileceğimiz “küçük yalanlar” ve asla söylenmeyecek “büyük yalanlarımız” vardır.
            Genetik yapımız, aile terbiyemiz, ait olduğumuz toplumun değerleri ve aldığımız eğitim dürüstlük seviyemizin önemli belirleyicileridir. Olağan üstü durumların dışında dürüstlük seviyemizi korumaya çalışırız. Bir tanıdığımı, markette alışveriş yaparken çantasının içine gizlice parfüm şişesi atarken görmüştüm. Çoğumuz böyle bir hareketi asla yapmayız. Buna karşılık bir davete katılmamak için “grip olduğum” yalanını söylediğimi hatırlıyorum. Demek ki kendime ait dürüstlük algılamamda davetten kaytarmak için grip olduğunu söylemek “küçük yalan”, çantaya parfüm atmak ise “asla yapılmayacak” bir kabahat sınıfına giriyor.     
            Aslında “yalan söylemek” sadece insanlara mahsus bir özellik değildir. Pek çok hayvan, evrimsel süreçte, yaşamını daha kolay ve tehlikesiz bir hale getirmek amacıyla yalanı kullanır. Örneğin Opossum denilen sıçan benzeri hayvan ve bazı tavuk türleri gökyüzünde uçan avcı şahini görünce hemen kendilerini yere atarak ölü taklidi yaparlar.
            Evrimsel süreçte beynin büyümesi üçüncü bir şıkkı, hile yapılma ihtimalinin doğurduğu “şüphe”yi gündeme getirmiştir. Maymunların ve insanların kendilerine gösterilen şeylerin arkasında bir yalan olabileceğinden şüphelenme yeteneği vardır. Ağaç kovuğuna meyve saklayan şempanzenin arkadaşları yanına geldiğinde, muzun yerini bilmiyormuş gibi rol yaptığı görülmüştür. Diğer şempanze yalan söylediğinden şüphelenip onu uzaktan gözlemiş, arkadaşı, herkes uzaklaştı düşüncesiyle ağaç kovuğuna uzandığı anda saklandığı yerden çıkıp baskın yapmıştır.  
            İnsanoğlu yalanı gerçekten ayırma işleminde kuzenlerinden bir aşama daha ileri gitmiş ve muhatabının kendisine gelecekte yalan söyleyip söylemeyeceğine dair tahmin gücünü geliştirmiştir Yeni birisiyle karşılaştığımız anda, henüz ortada hiçbir eylemi yokken onun gelecekte bize yalan söyleyip söylemeyeceği konusunda bir fikir oluşturmaya çalışırız. İlk görsel izlenim önemlidir. Princeton üniversitesi araştırmacıları, insanların gördüğü kişinin yüzünü analiz ettiğini, güvenli mi yoksa korkulacak bir tip mi olduğunu belirlediğini iddia ediyorlar. Çalışmayı yürüten Prof. Todorov, “İnsanlar, karşısındaki kişinin niyetini yüzünden anlamak ister. Kendi kendilerine, ‘bu insan iyi niyetli mi kötü niyetli mi’ diye sorarlar” diyor.
İlk intibanın üzerine daha sonra o kişiyle yaptığımız görüşmelerden edindiğimiz bilgileri ekleriz. “Bu adam neye gülüyor?” “Neden öfkeleniyor?” “Paranın üstünü sayıyor mu?” “Bonkör mü, yoksa cimri mi?” “Hile yapıyor mu?” “Yalan söylüyor mu?”. Toplanan cevapları beynimizdeki dosyalarda biriktirerek ilişkide olduğumuz her insan için bir “dürüstlük seviyesi”belirleriz.    
            Başarılı (ve mutlu) olmak isteyen kişilerin üçüncü şahıslarda oluşturdukları “dürüstlük seviyesine” dikkat etmelerigerekir. Örneğin, yukarıda bahsettiğim markette çantasına parfüm atan bayan uzun zamandır tanıdığım biriydi. Gördükleriyle şok olan beynim, yıllar içinde onun için oluşturduğu dürüstlük seviyesini hemen düşürdü. İstesem de istemesem de ona karşı tutumum bir daha asla eskisi gibi olamaz.
            Bir arkadaşımın evini kiralamak isteyen birisini hatırlıyorum. Kiracı adayıyla emlakçının ofisinde buluştuğumuzda gayet saygılı ve güleryüzlü bir insan portresi çizdi bize. Hayatından kısa pasajlar anlatarak ne kadar iyi birisi olduğunu anlattı. Arkadaşım, imza atmadan önce dairenin üst katında oturan ailenin özürlü bir çocuğu olduğundan ve zaman zaman gürültü yaptığından bahsetti. Sanırım, ilerde “neden daha önce söylemediniz?” sorusu ile karşılaşmak istemiyordu. Kiracı adayı sorunu hiç önemsemediğini söyleyerek “Siz merak etmeyin” dedi, “Bir kez ikaz eder sonra gerekeni yaparım.” Arkadaşımızla birbirimize bakakaldık. “Gerekeni yaparım” derken takındığı bıçkın tavır bizi şaşırtmıştı. Kiracı adayı farkına varmadan bize sergilemeye çalıştığının dışında bir tavır göstermiş, ne kadar gizlemeye çalışırsa çalışsın gerçek karakteri açığa çıkmış ve kafamızda onun hakkında oluşturduğumuz imaj bir anda yerle bir olmuştu.
            Aslında hepimiz etrafa dürüst bir görünüm vermenin önemli olduğunu biliriz. İdam kararı verilip birkaç saat sonra öleceğini bilen kişilerin son saatlerini etrafa iyi bir izlenim bırakmak için ne giyineceklerini, nasıl davranacaklarını düşünmekle geçirdikleri biliniyor. Şunu unutmamakta fayda var; çevremizdeki insanları bir iki kez aldatabiliriz ancak gerçek yapımızı uzun dönemde gizlememiz mümkün değildir, dürüstlük seviyemiz suyun içindeki yağ damlası gibi er veya geç yüzeye çıkar. Dürüst izlenim vermenin en güvenilir ve en sağlam yolu gerçekten dürüst olmaktır.
03 Haziran 2009 Çarşamba / 14542 Kişi Okudu
Yorumlar
Copyright © 2006 - 2017 DoktorMurat.Net, Yasal Uyarı ve Gizlilik, Site Haritasi
Dr.Murat KINIKOĞLU Sağlıklı Yaşam Rehberiniz
İntermed Sağlık Merkezi Teşvikiye cad. No: 63 Nişantaşı Şişli/İstanbul
Tel: 0212 225 06 60 - Faks: 0212 2250895