Üye Girişi
E-Posta Adresiniz :
Şifreniz :
Üyelik Formu
E-Posta Adresiniz :
*
Şifreniz :
*
Adınız :
*
Soyadınız :
*

Depresyon, aynı böbrek veya kalp hastalığı gibi insanın yaşam kalitesini azaltan önemli bir rahatsızlıktır. Yalnız hayattan zevk almamızı engellemez ömrümüzü de kısaltır. (Genç yaşlarda ortaya çıkan depresyonun yaşam süresini kadınlarda yaklaşık 15 yıl, erkeklerde 11 yıl kısalttığı gösterilmiştir.) Çoğu insan, ruh halinin bedensel sağlığı üzerinde ne kadar etkili olduğunu bilmez. Yüksek tansiyon ve kalp hastalıklarından tutun, baş ağrılarına (migren ve gerilim tipi baş ağrıları), sırt ağrısından tutun barsak fonksiyon bozukluklarına (kabızlık, ishal) kadar pek çok hastalık moral ve ruh halimizleilintili olarak ortaya çıkar ve gene moral ve ruh halimizin düzelmesi ile kendiliğinden iyileşebilir. Bana kanser olduğu veya damarlarının tıkandığı korkusu ile gelip de tüm sorunun gergin olan sinirleri olduğunu öğrenince şaşıran, tüm şikâyetleriniz sinir sisteminize bağlı dediğimde “ama doktor bey benim göğsüm ağrıyor sinirsel olamaz ki” ya da “ishal olmayla depresyonun ne alakası var?” diyen pek çok hastam oldu.

Neden depresyon geçiriyoruz?

Depresyonda beyin ne gibi değişiklikler olduğu hala tam olarak bilinmiyor. Kabaca bildiğimiz şey şu; sinir hücreleri arasındaki "neurotransmitter" adı verilen kimyasal maddelerin miktarlarında değişiklikler oluyor. Bu açıdan işin maddesel bir yönü var. Bunu şunun için yazıyorum; bazen karı koca karşımda oturuyorlar, kadıncağız ağlıyor, eşine göre karısının depresyona girmesi için hiçbir sebep yok, neden ağladığını bir türlü anlayamıyor ve ona "karıcım biraz güçlü ol" diyor. Hissediyorum ki karısını hasta kabul etmiyor ve bu (kendince) lüzumsuz ağlamaları için eşine öfkeleniyor. Şunu anlamamız lazım damarımızın içine mikrop dolu bir şırıngayı enjekte ettiğimizde istediğimiz kadar kendi kendimize "ben güçlüyüm, hasta olmam" diyelim gene de hasta oluruz, beyinde depresyona neden olan kimyasal değişiklikler de aynı bunun gibidir, bazen bize mantıksızlık gibi gelse de bulunduğumuz ruh halinden hemen kurtulamayız.

Depresyonda ailesel geçiş (genetik yapı) önemli mi?

Genetik geçişin önemli olmadığı hastalık var mı? Yok. Artık gribe yakalanmada bile genetik mirasın önemli olduğunu biliyoruz. Depresyonda da genetik miras önemlidir. Anne, baba ve diğer aile fertlerinizde depresyon varsa sizin yakalanma ihtimaliniz daha yüksektir. Tabi ki söylediğim ailesinde depresif insanlar olan birinin illa depresyona gireceği anlamına gelmez.

Depresyon şansını artıran diğer faktörler nelerdir?

1-Kalp krizi, kanser gibi önemli hastalıklara yakalanmak depresyona girme riskini artırır.

2-Bayanların depresyona girme şansı erkeklere göre iki misli daha yüksektir.

3-Kötümser insanlar daha çok depresyona girer.

4-Bir yakınını, akrabasını, arkadaşını kaybetmek depresyonu tetikler.

5-İşini veya eşini kaybetmek, büyük miktarda maddi kayıplar depresyon neden olabilir.

6-Devamlı kullandığının ilaçlara dikkat edin, pek çoğu depresyona neden olabilir.

7-Alkol kullananlar daha kolay depresyona girerler.

8-Evlenmemiş ve dul olanlarda depresyon daha sık görülür.

9-Görme veya işitme duyguları azalanların depresyona girmesi daha kolay olur.

10-Aile içi sevgi bağlarının yeteri kadar kuvvetli olmadığı ortamlarda depresyon daha kolay gelişir.

Antidepresan ilaçlarla ilgili makalelerimi okuyanlar hatırlayacaktır, bu ilaçların kolay kullanılmasına karşıyım, buna karşılık gerekli olan vakalarda çok müspet sonuçlar aldığımızı da her zaman söylerim. Depresyon geçiren insanların çok az bir kısmı tedavi arayışı içine girmektedir. Bir kısmı depresyon geçirdiğinin farkına bile varmadan hayatını güç bela sürdürmeye çalışır. Buna karşılık tam tersi yani, basit bir sinirlilik durumunu depresyon olarak kabul edip gereksiz yere ilaç alan hastalar da var. Muayene sırasında hastalardan edindiğimiz bilgiler; örneğin yüz ifadesi, hareketleri, konuşması, kendisi ve çevresi hakkında anlattıkları, muayene esnasında yaptığımız esprilere gülüm gülmemesi gibi pek çok faktör tanıyı kesinleştirmemiz açısından bize çok yararlı olur. Herkesin bir uzmanın karşısına oturup uzun uzun ruhsal durumundan bahsetme ve değerlendirilme şansı olmadığını biliyorum. Yandaki depresyon sorgulama testini bu amaçla, kabaca kendi durumunuzu değerlendirebilesiniz diye, size yol göstermek amacıyla siteye yerleştirdim. Önerilerimi dikkate alın ve gerektiğinde bir psikiatra görünme hususunda tereddüt etmeyin. Depresyon tedavisi hem kolay hem de çok zor olan bir hastalıktır. Bademcikleri iltihaplanan bir hastaya uygun antibiyotiği yazarsanız hastanın size bir ihtiyacı kalmaz, ilacını yutar ve iyi olur. Depresyon ise kronik bir rahatsızlık olduğu için "şu ilacı yut iyi olursun" la olmaz, uzun süreli, karşılıklı güvene dayanan iyi bir hasta-hekim ilişkisi gerektirir. (Bence tedavinin başarısındaki en önemli unsur bu olmasına rağmen maalesef ülkemizde (çeşitli nedenlerle) eksik olan kısım da budur.)

Çoğumuz hayatımızın bir döneminde hafif depresif bulgular gösterebiliriz. Yaşam olaylarına bağlı olarak ortaya çıkan depresif durumlara biraz farklı yaklaşmak gerekir. Örneğin kalp krizi geçirenlerin yarısından çoğu depresyona girer. Doğum sonrası annelerin girdiği depresyonu da hepiniz duymuşsunuzdur. Zaman ve güçlü bir aile desteği bu tip depresyonların en iyi ilacıdır. En ağır kalp krizi hastaları kendilerini depresyonda tutacak başka bir neden yoksa bir kaç ay sonra geçirdikleri olayı unutur, normal hayatlarına dönerler. Annelerde öyle, çocuk biraz ele avuca gelip de gülücükler atmaya başlayınca hayata tekrar, hem de eskisinden sıkı sarılırlar.

Sorulara cevap verirken bu duyguları ne zamandır hissettiğiniz önemlidir. Dün eşinizle kavga ettiyseniz, bugün elinizde mendil bir yandan gözlerinizi silip bir yandan bu sorulara cevap veriyorsanız muhtemelen yanlış bir sonuca ulaşırsınız. Soruları yanıtlarken son on beş günkü (iki hafta) ruh halinizi dikkate almanız çok önemlidir. Bir diğer önemli durum da bir yakının kaybedilmesi ile ortaya çıkan "yas" durumunun depresyonla karıştırılmasıdır. Yas ve uzamış yas farklı bir rahatsızlıktır.

Hadi bakalım kolay gelsin, aşağıdaki soruları dikkatle okuyun ve her grupta yandaki kutucuktan size en uygun olanı tıklayın, bakalım sonuç ne çıkacak.

19 Haziran 2010 Cumartesi / 20105 Kişi Okudu
Yorumlar
Copyright © 2006 - 2017 DoktorMurat.Net, Yasal Uyarı ve Gizlilik, Site Haritasi
Dr.Murat KINIKOĞLU Sağlıklı Yaşam Rehberiniz
İntermed Sağlık Merkezi Teşvikiye cad. No: 63 Nişantaşı Şişli/İstanbul
Tel: 0212 225 06 60 - Faks: 0212 2250895