Üye Girişi
E-Posta Adresiniz :
Şifreniz :
Üyelik Formu
E-Posta Adresiniz :
*
Şifreniz :
*
Adınız :
*
Soyadınız :
*

Ülkemizde en sık görülen kanser türü, yüzbinde otuz oranıyla Akciğer Kanseri’dir. Meme kanserinin görülme sıklığı yüz binde 18’dir. Bildiğiniz gibi akciğer kanserlerinin % 80’inden sigara sorumludur. Sigara içmeyenler de akciğer kanseri olabilir ama riskleri çok daha azdır.

Erkeklerde daha sık görülen akciğer kanserinin erken teşhisi çok zordur. Öksürük ve balgamda kan gelmesi şikayeti ile doktora baş vuran hastalarda tümör oldukça büyümüştür. Oysa hastanın yaşam süresi açısından erken teşhis çok önemlidir. Tümörün bir santimden küçük olduğu vakaların % 93 ü beşinci yılın sonunda hala sağ iken, metastaz yapmış ileri vakalarda ancak beş hastanın birisi beşinci yılına erişir.

Türkiye’de 16 milyon kişi sigara içiyor. Benim takip ettiğim hastaların içinde de oldukça fazla sayıda sigara içen var. Sırtları ağrıyınca veya öksürünce hemen bana koşup akciğer kanseri olup olmadıklarını anlamamı istiyorlar. Onlara “gerçekten akciğer kanserini düşündüren” bir bulguları olmadıkça tetkik yaptırmanın doğru olmayacağını, akciğer grafileri ve tomografilerin gelecekteki akciğer kanseri risklerini artıracağını söylüyordum. Son günlerdeki bilimsel yayınlar ise düşük doz helical tomografinin hastaların ömrünü uzatabileceğini gösterdi.

Röntgen- Akciğer filmi ile erken tanı mümkün mü?

Resimdeki akciğer filminde sağda ok işareti ile gösterilen yuvarlak kitle akciğer tümörüdür. Son elli yılda tüm dünyada akciğer kanserinin erken teşhisi ile ilgili oldukça geniş çalışmalar yapılmıştır. Mayo klinikte bir grup hastaya 6 yıl süreyle 4 ayda bir akciğer filmi çekilmiş, teşhis oranını artsa da kanserden ölüm oranının azalmadığı görülmüştür. Tümörün akciğer filminde görülür hale gelmesi için 2-2.5 cmlik bir büyüklüğe ulaşması gerekmektedir ki bu oldukça geç bir süredir. 4 aylık aralarla akciğer filmleri alınmasının en mahsurlu taraflarından biri yanlışlıkla konulan akciğer kanseri teşhisi oranının artmasıdır. Pek çok hasta muhtemelen kendilerini öldürmeyecek, hızlı ilerlemeyen akciğer tümörleri yüzünden boş yere ameliyat edilir. Sonuç: sık aralıklarla akciğer filmi çektirmeyin, bu yolla akciğer kanserinden korunmanız mümkün değil.

 

 

 

 

Akciğer Tomografisi

Tomografi ile yarım santimden küçük akciğer tömürlerinin bile yakalanması mümkündür. Bu erken teşhis için büyük bir avantajdır. Hepinizin bildiği gibi tomografinin en büyük dezavantajı hastaya kansere neden olan tehlikeli röntgen ışınları vermesidir. Standart bir akciğer filmi, vücuda 20 mrad, yan akciğer filmi 50 mrad radyasyon yükler. Tomografide ise hastaya 3630 mrad. radyasyon verilir ki bu miktar 180 akciğer röntgeninin veya 10-25 mamografi işleminin verdiği şuaya eşittir.

Düşük doz akciğer tomografisi

ABD’li doktorlar, bu ay yayınladıkları bir çalışmada akciğer kanserinin erken teşhisi açısından farklı bir öneride bulundular. Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü sponsorluğundan yapılan çalışmada 53.000 sigara içen hasta takibe alınıyor. Katılımcıların bir kısmına belirli aralıklarla düşük doz helical tomografi çekiliyor diğer grup ise standart akciğer filmi ile takibe alınıyor. Sonuçta düşük doz tomografi ile takip edilenlerde erken teşhisin getirdiği avantaj ile ölüm oranı % 20 düşüyor. Bu akciğer kanseri gibi prognozu kötü bir rahatsızlık için azımsanmayacak bir orandır. Tomografilerin mahzuru daha önce belirttiğim gibi hastaya fazla dozda radyasyon vermesidir. Düşük doz tomografilerde radyasyonun dozunu yarı yarıya azaltmak mümkündür. Japonyada yapılan bir çalışmada bu metodla 9993 kişi taranmış 31 akciğer kanseri vakasının erken safhada yakalanması mümkün olmuştur (% 91i 1. Evrede). Düşük doz akciğer tomografisinin işe yaradığı kabul edilmekle birlikte bazı soru işaretleri devam etmektedir. Diyelim sigara içen birisiniz ve düşük doz tomografiniz normal çıktı, seneye bir daha tomografiye girmek durumundasınız. Normal çıktı ise seneye bir daha... Bu böyle uzayıp gidecek ve düşük de olsa alınan şua dozu katlanarak artacaktır. İkinci bir konu düşük doz çekimlerde gereksiz tanı (overdiagnozis) dediğimiz kanser olmadığı halde kanser tanısı koyulan vakalarla çok karşılaşıyoruz. Üçüncü bir sorun da ölümcül olmayan adenokarsinom dediğimiz akciğer tömörü tespit edilen hastaların boş yere endişeye düşmesi ve bıktırıcı takip prosedürlerine girmesidir.

Önerilerim:

1-Akciğer kanseri korkusu ile -doğru dürüst bir şikâyetiniz yoksa- sırf kontrol amacı ile akciğer filmi çektirmeyin.

2-Aynı şekilde hiç şikâyetiniz yokken kontrol amaçlı akciğer tomografisi çektirmeyin.

3-30 yıldan uzun bir süredir sigara içiyorsanız kontrol amaçlı “düşük doz helical tomografi” ile akciğerlerinizi kontrol ettirmenizde fayda var. (Eğer tomografiye girerseniz, doktorların % 25 ihtimalle sizi boş yere korkutacağını bilin.) Bu imkânın her hastanede ve klinikte olmadığını da bilin. Tomografiyi çekecek olan doktora düşük doz olup olmadığını, kaç miliamper radyasyon alacağınızı sormayı ihmal etmeyin.    

10 Aralık 2010 Cuma / 25541 Kişi Okudu
Yorumlar
Copyright © 2006 - 2014 DoktorMurat.Net, Yasal Uyarı ve Gizlilik, Site Haritasi
Dr.Murat KINIKOĞLU Sağlıklı Yaşam Rehberiniz
İntermed Sağlık Merkezi Teşvikiye cad. No: 63 Nişantaşı Şişli/İstanbul
Tel: 0212 225 06 60 - Faks: 0212 2250895