Üye Girişi
E-Posta Adresiniz :
Şifreniz :
Üyelik Formu
E-Posta Adresiniz :
*
Şifreniz :
*
Adınız :
*
Soyadınız :
*

           Çok satan gazetelerimizden birisinde çocuk eğitimi ile ilgili köşesi olan ve yazılarını zevkle takip ettiğim bir eğitimcinin yazısını okurken bir konu dikkatimi çekti.  “Karakterli bir çocuk yetiştirmenin formülü”başlıklı yazının sizinle paylaşmak istediğim kısmında yazar; bir yaşam koçunun kendisine verdiği öğütleri sıraladıktan sonra  kendi çocuğu ile ilgili  bir anısını şöyle naklediyor. “Deniz’in salonda oturduğu bir yeri var. Genelde onun yerine oturmayız. Ama salonun en konforlu noktasıdır. Bir akşam çayımı onun köşesinde içeyim dedim. Karşıma dikilip “Anne yerimden kalk” dedi. “Niye kalkayım, burada Deniz’in yeri mi yazıyor?”dedim. Onu geri püskürttüğümü düşünürken, iki dakika sonra elindeki kağıdı oturduğum yere koydu. Kağıtta “Deniz”yazıyordu. “Bu ne?”dedim, “Gördüğün gibi Deniz’in yeri yazıyor, kalk” yanıtını verdi. Tıpış tıpış kalktım, kızıma yerini geri verdim. Hakkını bu kadar zekice savunduğu için onunla gurur duydum.”

Ne kadar güzel değil mi? Bir kez salonun en konforlu noktasını kızlarına vermişler, çocukta anlaşılıyor ki bunun bilincinde. Devir değişti tabii... Benim bildiğim eskiden anne, baba veya varsa büyükbaba, büyükanne otururdu orda. Evin en konforlu noktasını çocuğa vermek, ona, ailenin ve evin merkezinde kendisinin olduğunu hissettirmek, bütün dünyanın onun etrafında döndüğünü anlatmak,  kendini büyük görmesini sağlamak için güzel bir mesaj!... Sonra koltukları ayırma fikri de güzel.. Senin koltuğun-benim koltuğum, ben senin yerine oturmam, kalk oradan sen de benim yerime oturma... Cama yakın, en konforlu yer çocuğumuzun, şurası fena değil baba otursun, anne sen de kapının yanında otur, yoksa baba kapının arkasında mı otursun? En iyisi Denize soralım.....

“Ama biz aile değil miyiz? Her şeyimizi paylaşmaz mıyız?” derseniz şöyle bir cevap alabilirsiniz “O eskidendi... Şimdi bencil ama karakterli çocuklar yetiştirme zamanı...”.  Hadi hepsinden geçtim, Anneyi sayıp ona yer vermeye ne oldu? Çocuk kovaladıkça koltuktan koltuğa zıplayarak mı öğreteceğiz ona büyüğe saygı göstermeyi, yer vermeyi?  Evinde Annesi ile koltuk kavgası yapan bu çocuğa okulda veya ilerde özel hayatında paylaşmayı, sevgiyi, fedakarlık yapmayı nasıl anlatacağız? Her şeyin “hak” olmadığını bazen “fedakarlık yapmanın”, “hakkını almaktan” daha büyük bir mutluluk vereceğini nasıl öğreteceğiz? Eminim Deniz ilerde belediye otobüsünde otururken ayakta yaşlı bir kadın görünce, şimdi bazı gençlerin yaptığı gibi camdan dışarı bakar gibi yaparak koltuğunu kaptırmayacak, hakkını gene zekice savunacaktır!..

Sevgili okurlarım, batı ülkelerinin çocuk eğitim sistemi ve Aile kavramları bizim Aile yapımıza uymaz. Özenle muhafaza etmeye çalışmamız ve batıya göre üstün olduğumuz hususların başında “Aile”yapımız, ebeveyn çocuk ilişkimiz geliyor. Bizim aile anlayışımızda   birbirini karşılıksız sevme vardır, bir arada yaşama ve yakınlık vardır, karşılıklı özveri vardır, küçüğe sevgi vardır ama daha önemlisi büyüğe saygı da vardır. Amerikalı anne baba çocuklarının bir an önce büyüyüp başlarından gitmesi için gün sayar onun içinde akıllarınca sokağın acımasız ortamında ezilmesin diye çocuklarını bencil yetiştirir“Sakın koltuğunu kimseye verme, yiyeceğini kimseye kaptırma...” derler.(Pardon, haklarını yemeyelim Noel’de iyilik yapmak serbest..). Emin olun onlar bile son yıllarda çocuk depresyon oranlarındaki artış nedeniyle nerede yanlış yaptıklarını araştırmaya başladılar...

Yurt dışında iken, kaldığım apartmanda çocuklarına Profesyonel tenis eğitimi aldıran  Amerikalı bir aile ile komşu olmuştum. Çocuğunun tenis eğitimi için harcadığı paraları özel bir deftere alt alta yazıyordu. Neden yaptığını sorduğumda sırıtarak “İlerde lazım olabilir..” dedi. Beşiktaşlı Rızanın babasını televizyon ve gazetelerde gördünüz, bırakın çocuğundan bir kuruş karşılık beklemeyi eminim oğlu istese şimdi de bütün varlığını ona verir....

Belki de ben yanılıyorum... Belki de “ben, ben, ben” diyen çocuklar yetiştirmek onların geleceği açısından daha iyi. Şöyle düşünebiliriz; biz anne babayız, büyütürken en konforlu koltuğa onu oturtur, yemeyiz yediririz, giymeyiz giydiririz, onun bir prens veya prenses gibi yetişmesi için her türlü eziyeti çekeriz ama ilerde çocuğumuz mutlu ve başarılı olur. Olur mu?....

Ben çocuğumun; en konforlu koltuğu, severek, isteyerek ve akıl ederek annesine bırakmasını isterim. Hep almaya çalışan değil, paylaşmasını ve fedakarlık yapmayı bilen bir çocuk olmasını isterim..

01 Mart 2008 Cumartesi / 16156 Kişi Okudu
Yorumlar
Copyright © 2006 - 2017 DoktorMurat.Net, Yasal Uyarı ve Gizlilik, Site Haritasi
Dr.Murat KINIKOĞLU Sağlıklı Yaşam Rehberiniz
İntermed Sağlık Merkezi Teşvikiye cad. No: 63 Nişantaşı Şişli/İstanbul
Tel: 0212 225 06 60 - Faks: 0212 2250895