Üye Girişi
E-Posta Adresiniz :
Şifreniz :
Üyelik Formu
E-Posta Adresiniz :
*
Şifreniz :
*
Adınız :
*
Soyadınız :
*

Demir eksikliği anemisinin gelişmekte olan ülkelerde sık görülen bir sağlık sorunu olduğunu biliyorum ancak şunu da vurgulamadan geçemeyeceğim, diğer pek çok sağlık sorunu gibi anemi sorunu da abartılıyor, hastalar gereksiz yere korkutuluyor ve zararlı olma potansiyeli taşıyan tedaviler uygulanıyor. 
    Demir vücudumuz için yararlı ancak serbest radikal reaksiyonlarda katalizör görevi yaptığı için aslında toksik bir maddedir. Bu yüzden bağırsaklarımızdaki sistem “aman depoları doldurayım” diye devamlı emilim yapmaz aksine demir miktarını en azda tutmak için elinden gelen gayreti gösterir. Vücudumuzdaki demirin yaklaşık % 70'i eritrosit dediğimiz kırmızı kan hücrelerinde, % 10'u myoglobin şeklinde kaslarımızda geri kalanı da ferritin ve hemosiderin şeklinde karaciğer ve retikulo-endotelial sistemde depo edilir.   
Hangi laboratuvar bulguları demir eksikliği anemisini gösterir? 
Bir kişide demir eksikliği anemisi varlığından bahsedebilmemiz için şu iki bulgunun birlikte olması gerekir:
1-Kan sayımı tablosunda “hemoglobin” değerinin 11 mg/dL’den düşük olması,
2-Ferritin (depo demir) seviyesinin 15 ng/ml’den düşük olması (1).
İki değerden birinin tek başına düşük olması demir eksikliği anlamına gelmez ve demir tedavisi gerektirmez.
Ferritin seviyesi
Normal ferritin seviyesi 15-300 ug/L. dir. Vücudunuz bağırsaklardan demir emilimini ferritin seviyesine göre ayarlar, seviye düştükçe absorbsiyon artar. Ne zamanki hemoglobin seviyesi düşer o zaman emilen demir yetmiyor – anemi var- denilebilir ve çabuk yorulma, halsizlik gibi fiziksel şikayetler de o zaman ortaya çıkar (2). Bu yüzden hemoglobin seviyesi düşük olmadıkça şikayetlerin nedeni olarak demir eksikliğini göstermek doğru olmaz. Burası çok önemli çünkü bazen hastalara hemoglobin seviyesi normal olduğu halde sadece ferritin düşük diye demir verildiğini görüyorum. (Böyle bir uygulama sadece aşırı halsizlik, yorgunluk şikayeti olması halinde  düşünülmelidir.) Hemoglobin seviyesi ileri derecede düşük olduğu halde aktif olarak çalışan ve hiçbir şikayeti olmayan pek çok insan biliyorum.  Sonuç olarak ferritin, check-up anlamında belirli aralıklarla yapılması gereken bir kontrol testi değildir. Sağlıklı bir kişinin -eğer hemoglobin değeri normalse ferritin ölçtürmesi bile gerekmez.
Dikkat! Vücudumuz fazla demiri atamaz
    Lüzumsuz yere demir alınmaması üzerinde neden bu kadar duruyorum. Çünkü vücudumuz aldığı fazla demiri atamaz. Bir erkek günde sadece 1 mg demir kaybeder, kadınlarda kayıp (periyod kanamaları dışında) yarı yarıya azdır. (Sadece dökülen deri hücreleriyle (günde 0.3 mg), çok az miktarda idrarla (günde 0.1 mg'dan az), mide bağırsak salgılarıyla ve kadınlarda aylık periodlarla demiri atabiliyoruz.) Genetik nedenlerle veya gereksiz demir kullanımı nedeniyle demiri aşırı derecede yükselmiş hastalar “şimdi ne yapacağız?” diye sorduklarında verecek hiçbir cevabımız olmuyor. Çünkü kan alma dışında başka bir tedavimiz yok o da her hastaya yapılacak bir uygulama değil.
    Banyoda dolu bir şampuan şişeniz varsa üç tane de yedek şampuanınız olmasının size fazla bir faydası yoktur, şişedeki şampuanız azalınca ancak o zaman depoya (ferritin) bakmak, hazırlıksız yakalanmamak için bir şişe yedek şampuan almak (demirden zengin beslenmeye dikkat etmek veya demir preparatı preparatı almak) iyi olur. Öbür türlü, hiçbir şikayeti olmadan, hemoglobin seviyesi de normal olduğu halde sadece ferritin düşük diye ilaç almak “laboratuvar kağıdını” tedavi etmektir. Demir masum bir element olsaydı bunu çok önemsemezdim ancak yukarıda söylediğim gibi fazla demir toksiktir ve pek çok olumsuz etkiye neden olabilir:
1-Kalınbağırsak kanseri riskini artırır (3).
2-Kalp hastalığı riskini artırır (4).
3-Enfeksiyon riskini artırır (5). Mikroplar hayatiyetlerini sürdürebilmek için demire ihtiyaç duyarlar, vücut bazen enfeksiyonlara karşı korunabilmek adında demir depolarını boşaltır.
4-Neurodejeneratif hastalık riskini artırır (6).
5-Vücuddaki enflamasyonu artırır (7).


1.The Scientific Advisory Committee on Nutrition, authors. Iron and Health. TSO; London, UK: 2010.
2.Klingshirn L.A., Pate R.R., Bourque S.P., Davis J.M., Sargent R.G. Effect of iron supplementation on endurance capacity in iron-depleted female runners. Med. Sci. Sports Exerc. 1992;24:819–824
3.Nelson R.L. Dietary iron and colorectal cancer risk. Free Radic. Biol. Med. 1992;12:161–168.
4.Sullivan J.L. Iron and the sex difference in heart disease risk. Lancet. 1981;1:1293–1294.
5.Kent S., Weinberg E. Hypoferremia: adaptation to disease? N. Engl. J. Med. 1989;320:672.
6.Thompson K.J., Shoham S., Connor J.R. Iron and neurodegenerative disorders. Brain Res. Bull. 2001;55:155–164.
7.Halliwell B., Gutteridge J.M. Oxygen toxicity, oxygen radicals, transition metals and disease. Biochem.J. 1984;219:1–14





 

17 Nisan 2015 Cuma / 3832 Kişi Okudu
Yorumlar
Copyright © 2006 - 2017 DoktorMurat.Net, Yasal Uyarı ve Gizlilik, Site Haritasi
Dr.Murat KINIKOĞLU Sağlıklı Yaşam Rehberiniz
İntermed Sağlık Merkezi Teşvikiye cad. No: 63 Nişantaşı Şişli/İstanbul
Tel: 0212 225 06 60 - Faks: 0212 2250895