Üye Girişi
E-Posta Adresiniz :
Şifreniz :
Üyelik Formu
E-Posta Adresiniz :
*
Şifreniz :
*
Adınız :
*
Soyadınız :
*

İnsan vücudunu bir mangala veya yanan bir sobaya benzetebiliriz. Kibriti çakarız soba yanar, dünyaya doğarız hayat başlar. Her ikisinde bir süre vardır. Soba eninde sonunda söner, insan da eninde sonunda ölür. Odun, kömür fark etmez sobanın içinde yanan maddenin temel elementi “karbon”dur. Yediklerimiz farklı değil, onlar da karbon ve sudur. Sobada yanan karbonla ısınıyoruz, vücudumuzda yanan karbon da bize hareket enerjisi sağlıyor, vücut ısımızı 37 dereceye çıkarıyor. Soba yanarken kömürdeki bir karbon atomu iki oksijenle birleşir ve karbondioksit açığa çıkar. Yediğimiz yiyeceklerdeki karbon kanımızdaki oksijenle birleştiğinde gene karbondioksit açığa çıkar, nefesle (aynı soba bacası gibi) dışarı atarız. 

            Şimdi gelelim asıl noktaya; sobanın sönmemesini, ateşin daha uzun sürmesini nasıl sağlarız? Sobaya enerjisi yüksek yağlı kömür atar hele bir de üzerine, yağ veya benzin dökerseniz çabuk ve hızlı yanar ama çabucak da söner. Vücudumuz da böyledir yüksek kalorili besin maddeleri (energy dense foods) yerseniz çok enerji alırsınız ama soba çabuk geçer, ömrünüz kısalır. Ömrü uzatmanın yolu etçil hayvanlar, örneğin aslan gibi yüksek kalorili besinler yemekten değil kaplumbağa gibi düşük kalorili beslenmekten geçer.

            Dünyada uzun yaşama ile beslenme arasındaki ilişkiyi araştıran binlerce araştırma yapılmıştır. Elma, armut, yumurta, her besin maddesi denenmiş herhangi bir gıdayı fazla yemenin veya içmenin hayatı uzatacağına dair hiçbir bilimsel kanıt bulunamamıştır. Buna karşılık “az kalori almanın” bir diğer deyimle “enerji yoğunluğu yüksek besinlerden uzak durup enerji yoğunluğu düşük besinler tüketmenin” yaşamı uzattığını gösteren pek çok çalışma vardır. Enerji yoğun besinlere en güzel örnek dondurmadır. 100 gram dondurma yediğinizde 207 kalori alırsınız, buna karşılık enerji yoğunluğu düşük bir besin örneğin 100 gram ıspanak yediğinizde sadece 14 kalori alırsınız. Bir besin maddesinin enerji yoğunluğunun yüksek mi düşük mü olduğunu içindeki protein, yağ, şeker, lif ve su miktarı belirler. O besin maddesinin içeriğindeki protein, yağ ve şeker ne kadar çok olursa (örneğin dondurma, yağda kızarmış patates, yumurta, biftek vb.) enerji yoğunluğu o kadar yüksek, lif ve su miktarı ne kadar yüksek olursa (örneğin ıspanak, sebzeler, meyveler) enerji yoğunluğu o kadar düşük olur. Sobanızın sağlıklı ve uzun yanmasını istiyorsanız içine çabuk ve güçlü yanan enerji yoğun besin maddeleri atmayın, aslan gibi yüksek enerjili besinlerle ve çok yiyerek değil kaplumbağa gibi düşük enerjili besinlerle ve az yiyerek beslenin. 

11 Aralık 2016 Pazar / 723 Kişi Okudu
Yorumlar
Copyright © 2006 - 2017 DoktorMurat.Net, Yasal Uyarı ve Gizlilik, Site Haritasi
Dr.Murat KINIKOĞLU Sağlıklı Yaşam Rehberiniz
İntermed Sağlık Merkezi Teşvikiye cad. No: 63 Nişantaşı Şişli/İstanbul
Tel: 0212 225 06 60 - Faks: 0212 2250895