Üye Girişi
E-Posta Adresiniz :
Şifreniz :
Üyelik Formu
E-Posta Adresiniz :
*
Şifreniz :
*
Adınız :
*
Soyadınız :
*

          Yalnız bizim ülkenin değil bütün dünyanın sağlık politikasını medikal firmalar belirliyor. Ne zaman hasta olacağımıza, hangi hastalığa yakalanacağımıza, hangisinden korunup hangisinden öleceğimize onlar karar veriyorlar. Grip aşısı olun diyorlar oluyoruz, kolesterolünüzü ölçtürün diyorlar tamam diyoruz, hepatit C diyorlar hemen laboratuara koşuyoruz. Şimdi sıra geldi rahim ağzı kanseri aşısına. Duyduk duymadık demeyin bütün bayanlar (9 yaş üstü kız çocuklar dahil) aşı olacak...

            2005 yılında sadece Istanbulda 6 bin yeni verem vakası tesbit edildi (Resmi kayıtlara geçen sayı.) Ülkemizin en büyük sağlık sorunlarından birisi olmasına rağmen kimse

veremden bahsetmiyor çünkü verem fukara hastalığı, çünkü ilaç firmaları verem ilaçlarından para kazanamıyorlar. 750-1000 YTL olan rahim kanseri aşısı ise firmalara milyar dolarlar kazandıracak. Bu yüzden isteseniz de istemesenizde, önümüzdeki birkaç yıl içinde şimdiye kadar hiç duymadığınız bu hastalığı tanıyıp, ne kadar büyük bir risk altında olduğunuzu öğreneceksiniz! Hele kampanyalar bir başlasın, ellerinizi göğe açıp “Allahım her belaya razıyım yeterki rahim kanseri olmayayım...” demezseniz şaşarım. İşte buraya yazıyorum çok yakında fedakar bir meslektaşımız çıkıp “Rahim ağzı kanserini önleme derneği” kurarak sizleri korumak için cansiperane çalışmaya başlayacak! Tabii eczanelerden yapılan küçük çaptaki satışlar firmaları kesmeyecektir. Hedef, aşının sosyal güvenlik kapsamına alınıp devlet tarafından ödenmesi. Sağlık Bakanlığı şimdilik hayır diyor ama bizim lobicileri yamana atmayın, Amerikalı abilerini geçmek üzereler...

            Rahim ağzı kanserine neden olan HPV, sadece cinsel yolla bulaşan bir virüstür. Aynı grip virüsü gibi yüzü aşkın türü olup cinsel organda minik sigiller oluştururlar. Virüsü alanların nerdeyse  %90 ında hastalığa karşı direnç gelişirken %10 vakada rahim ağzındaki kronik değişiklikler zamanla kansere dönüşebilir. Sadece taşıyıcı olan hastalar kendileri hiçbir belirti göstermedikleri halde virüsü partnerlerine bulaştırabilirler...

            AŞI KESİN ÇÖZÜM MÜ?

            Aşı, HPV virüsünün sadece 6, 11,16 ve 18 tiplerine karşı koruma sağlıyor. Nasıl ki grip aşısı olup gene de gribe yakalanabiliyorsanız aşıdan sonra HPV virüsüne yakalanabilirsiniz. Yani aşının koruyuculuğu yüksek ama söylendiği gibi yüzde yüz değil.

            KİMLER AŞI OLMALI?

1.Çapkın bayanlar (ve baylar) aşı olmalı.

            Firmalar “Aktif sex yaşamı olan bayanlar aşı olmalı” cümlesini bilerek kullanıyorlar. Taktik aynı, kolesterol ilaçlarında olduğu gibi sadece risk grubunda olanlara değil “herkese” satmak, pazarı büyütmek istiyorlar. Halbu ki sadece eşiyle seks yapan bir bayanın da “aktif bir seks yaşamı” olabilir ama aşı olmasına gerek yoktur. Tek eşli insanların bu hastalığa yakalanma şansları yok denecek kadar az iken seks hayatı sürprizlere açık olan bayanların HPV virüsü ile tanışma olasılığı çok yüksektir.  

2.Eşi çapkınlık yapan bayanlar aşı olmalı.

            “İyi de doktor bunu nasıl anlayacağız?” dediğinizi duyar gibiyim. “Kocacığım HPV aşısı olacağım 1000 YTL verir misin?” sorusunu sorarak araştırmaya başlayabilirsiniz. Eşinizin yüzündeki ifadeye dikkat edin ve sezgilerinize güvenin.

3.Çocuklar aşı olmalı mı?

            Kız çocuklarına aşı yapılmasına iki nedenle karşıyım. Birincisi, yeni çıkan her türlü ilacı ve aşıyı, tesirleri tam olarak belli olana kadar bir süre izlemekten yanayım. İkinici nedene gelince; araştırmalar batı ülkelerinde kız çocuklarının seksle tanışma yaşının oldukça düşük olduğunu gösteriyor. Örneğin İngilterede ilk cinsel ilişki yaşı 16.5. Bu yüzden o ülkelerde çocukların aşı kapsamına alınması normal karşılanabilir. Türkiye’de ise erkekler için bile cinsel ilişkiye başlama yaşı 18.5. Dolayısı ile kız çocuklarımızın 18 yaşına geldiklerinde aşı için kendilerinin karar verebileceğini düşünüyorum. Buna karşın, hayata bakış açınız ve kızınızın arkadaş çevresini göz önüne alarak “Kızımın küçük yaşta cinsel ilişki deneyimi olabilir” diye düşünüyorsanız aşıyı yaptırın. Kız çocuklarının bu aşıyı nasıl karşılayacaklarını doğrusu bende merak ediyorum. Bana kalırsa faydasından çok zararı olabilir. On iki yaşında bir kız çocuğu “Ailem bana aşı yaptırtırdığına göre erken yaşta cinsel ilişkiyi hoş karşılıyorlar” diye düşünebilir. “Nasıl olsa aşım var...” düşüncesi seksle daha erken yaşta tanışmasına neden olabilir...

            GENÇLERE ÖĞÜT...

            Sevgili gençler, gözünüzün karşı cinsten başka bir şey görmediğini biliyorum. Son yıllarda bütün dünya insanları iç içe yaşar hale geldik. Bu sıkı fıkı ilişki yalnız yabancı gelinlerin ve sevgililerin sayısını değil seksüel yolla bulaşan virüs-mikrop çeşitliliğini de artırdı. Artık eskisi gibi kimse frengiden ölmüyor ama başta HPV olmak üzere yüzlerce virüs etrafta kol geziyor (AIDS’i saymıyorum bile.) Bir anlık kontrolsüz ilişkiden kapacağınız hastalık sizi öldürmez ama hayatınız boyunca sizi huzursuz edecek sistit, üretrit, prostatit gibi kronik enfeksiyonlara neden olabilir. Antibiyotiklerin geçirmediği bu enfeksiyonlara yakalanmamak için evlenene kadar sabretmenizde fayda var. “Sabır sabır nereye kadar...” dediğinizi duyduğum için hemen ikinci şıkkı yazıyorum:“Seçici olun ve ne olursa olsun prezervatif kullanmayı ihmal etmeyin”.

02 Mart 2008 Pazar / 14577 Kişi Okudu
Yorumlar
Copyright © 2006 - 2017 DoktorMurat.Net, Yasal Uyarı ve Gizlilik, Site Haritasi
Dr.Murat KINIKOĞLU Sağlıklı Yaşam Rehberiniz
İntermed Sağlık Merkezi Teşvikiye cad. No: 63 Nişantaşı Şişli/İstanbul
Tel: 0212 225 06 60 - Faks: 0212 2250895