Üye Girişi
E-Posta Adresiniz :
Şifreniz :
Üyelik Formu
E-Posta Adresiniz :
*
Şifreniz :
*
Adınız :
*
Soyadınız :
*

Yüksek tansiyonun öneminden ve çoğu kişide tansiyonun gerçekte kontrol altında olmadığından salı günü bahsetmiştim. Bugün, kime “yüksek tansiyonlu” diyoruz önce ona bakalım..

     Hiç kimsenin tansiyonu sabit değildir. Bir diğer deyimle,  her tansiyon ölçümünde aynı değerler çıkmaz. Gün içinde; sinirlenmeyle, üzüntüyle, korkuyla, ani bir haberle heyecanlandığımızda veya fiziksel bir eforla; yürümeyle, koşmayla, seks sırasında  aynı kalp atışlarımız gibi biz fark etmeden tansiyonumuz yükselir ve sonra kendiliğinden normale döner. Bu vücudun doğal bir savunma mekanizması olup “olağan üstü durumlara” karşı daha güçlü tepki vermek amacıyla (saldır veya kaç)  kaslara fazla kan gitmesine yönelik doğal bir yükselmedir. İşte bu nedenle hiç kimseye tek bir tansiyon ölçümü ile “yüksek tansiyon” tanısı konamaz. Günde iki  kez ve en az beş gün süren bir TANSİYON TAKİBİNDEN sonra doktorunuz yüksek tansiyonlu olup olmadığına karar verecektir. Tansiyon takibinizde, ölçümlerin yarısından çoğunda büyük tansiyonunuz 135’in veya küçük 85’in üzerinde ise vakit kaybetmeden doktorunuzun yolunu tutun.

     Doktorunuz tansiyon yüksekliğiniz olduğuna karar verdi ve sebebine yönelik gerekli araştırmaları yaptıysa (bazen buna ihtiyaç duymayabilir) sıra geliyor tansiyonunuzu düşürmeye; tembeller ve işin kolayına kaçanlar hemen bir tansiyon ilacına başlayabilirler...

     Tansiyonu düşürmek için ilaç şart mı?

     Yüksek tansiyonu olan bir kişinin ilaç tedavisine başlamadan önce  MUTLAKA yapması gereken şeyler vardır ve bu önlemlere dikkat edilirse vakaların bazılarında (hatta yeni başlayan tansiyon vakalarının çoğunda)  tansiyon kendiliğinden normale döner:

İşte yapacaklarınız:

BİRİNCİ AŞAMA:

  1. Yemeklerinizdeki tuz miktarını azaltın ve bitkisel beslenin. Pratikte hiç kimse günlük tükettiği tuzun gramını takip etmediği için ölçülerle, gramlarla  kafanızı karıştırmayacağım. Basit bir önerim var; yemeklerinizdeki tuz miktarını yarı yarıya azaltın, bir diğer deyimle sizin yemekleriniz başkalarına çok tuzsuz gelsin. Bir aylık uygulamada tansiyonunuz yeteri kadar düşmez ise günlük tuz alımınızı 1 çay kaşığına kadar azaltın (2300 ug). Süt, peynir, yoğurt, et, tavuk gibi hayvansal besinleri kesip bitkisel beslenerek tansiyonunuzu düşürebilirsiniz. Bitkisel beslenme üç ay içerisinde netice verir ve tansiyonda belirgin düşme sağlar. Tansiyonu yeni başlayanlar bitkisel beslenerek tamamen iyi olabilirler. 
  2. Her gün spor yapın. “Bu hafta yüzmeye başlayacağım..” veya “Artık tenis oynayacağım..” gibi olmayacak dualara amin demeyi bırakın. Kemer sıkma modasına uyun ve ekonomik gücünüze  uygun bir spor yapın: yürüyün veya koşun.. Bir eşofman ve spor ayakkabı dışında hiçbir şeye ihtiyacınız yok. Bu kolay sporu, sokakta, parkta, her yerde yapabilirsiniz.. “Bugün hava yağmurlu..” veya “İşte çok yoruldum....” gibi uyduruk sebeplerle  kendinizi kandırmayın. Yürüyün, terleyin ve bir duş alıp rahatlayın. Böylece hem stresinizi atmış olursunuz hem de tansiyonunuz yürüyüşe başlamadan önceki değere göre 2-3 derece düşer. Unutmayın, hızlı tempoda yapılan bir yürüyüş, aynı bir ilaç gibi tansiyon düşürücü etki gösterir.
  3. Yüksek tansiyonu olan kişi mutlaka  zayıf olmaya çalışmalıdır. Boyunuz kaç cm ise son iki rakamına göre kilonuzu hesaplayıp o kiloya inin, yani 170 santimseniz 70 kg. olun.  Bayanların bundan beş kilo daha aşağıyı tercih etmesi uygun olur. Unutmayın ne kadar zayıf olursanız tansiyonunuz o kadar kolay kontrol altına girer, hatta bazen ideal kilonuza geldiğinizde tansiyonunuzun tamamen normale döndüğünü görebilirsiniz.
  4. Strese dikkat.  Biz doktorlar için söylemesi çok kolay ama hastalar için baş etmesi en zor olan faktör budur. Stresin yukarda saydığım dört faktör içinde en önemlisi ve en tehlikelisi olduğunu söyleyebilirim. Nabzınızın yüksek attığını hissediyorsanız, içinizde bir heyecan hali veya kötü haber beklentisi varsa, vücudunuzun “rölanti ayarı yüksek” bir araba motoru gibi çalıştığını hissediyorsanız yüksek tansiyonlu olmanızın ana sebebi stresiniz olabilir. Pek çok hastamda, stres kaynağının ortadan kalkması ile  -mesela iş değişikliği veya eş değişikliği(aman hanım duymasın...)- tansiyonun tamamen düzeldiğini görmüşümdür.

    Kimler ilaç almalı?

     Ben genellikle tansiyonu yeni tespit edilmiş ve çok yüksek olmayan hastalarıma,  tansiyonlarını ilaçsız düşürebilmeleri için üç aylık bir süre veririm. Çoğu hemen tuzu azaltıp, yürüyüş yapmaya başlar. Eşlerine “tamam artık bugünden itibaren zayıflıyorum..” derler. Diyet listeleri, spor planları derken birinci haftanın sonunda yürüyüşler zor gelmeye ve gittikçe aksamaya başlar. İkinci hafta diyeti de bırakırlar. Üçüncü hafta “ ya bu yemeğinde  tuzsuz hiç tadı olmuyor” deyip tuzluğa uzanırlar. Dördüncü hafta “acı patlıcanı kırağı çalmaz” haftasıdır ve üç ay sonra “eski hamam eski tas....” dönemi.. İşte bir hasta bu noktaya gelince  mutlaka ilaç verip tansiyonunu düşürmek gerekir...

       Moral bozmak,  ömür boyu tansiyon ilacı alacağım diye endişe etmek,  pes etmek yok, Tuz / spor / kilo / stres/ beslenme konusunu halledin tansiyon ilaçlarınızı birlikte çöpe atalım.

01 Şubat 2009 Pazar / 19140 Kişi Okudu
Yorumlar
Copyright © 2006 - 2017 DoktorMurat.Net, Yasal Uyarı ve Gizlilik, Site Haritasi
Dr.Murat KINIKOĞLU Sağlıklı Yaşam Rehberiniz
İntermed Sağlık Merkezi Teşvikiye cad. No: 63 Nişantaşı Şişli/İstanbul
Tel: 0212 225 06 60 - Faks: 0212 2250895