Üye Girişi
E-Posta Adresiniz :
Şifreniz :
Üyelik Formu
E-Posta Adresiniz :
*
Şifreniz :
*
Adınız :
*
Soyadınız :
*

Daha uzun ve daha sıhhatli yaşama arzusu hepimizin en büyük güdülerinden birisidir. Bakmayın siz bazılarının “Ay vallahi ben uzun yaşamak istemiyorum...” dediğine, hepimiz biliyoruz ki bazen “dilin söylediği ile kalbin istediği” birbirinden farklı olabilir.... 

            Geçen pazartesi sabahı yüksek tansiyon, obezite ve şeker hastalığından muzdarip altmış yaşında erkek bir hasta gördüm. Muayene masasına çıkmakta güçlük çektiğini görünce koluna girip yardım ettim. Tesadüf bu ya, öğleden sonra aynı yaşlarda bir başka erkek hasta daha muayene ettim. Kalbini kontrol ettirmek isteyen bu hastamın da bir önceki hasta gibi şekeri ve yüksek tansiyonu vardı ama genel durumu o kadar iyiydi ki koşu bandına çıktı ve on dört dakika hiç durmadan koştu. Sevgili okurlarım gördüğünüz gibi; aynı yaşta iki hastanın birisi yardım etmezseniz muayene masasına çıkamıyor, diğeri koşu bandında on dört dakika hiç durmadan koşarak çok iyi bir performans gösteriyor. Bu durum; sağlığa önem vermenin, bilinçli beslenmenin, düzenli spor yapmanın ve “iyi eğitimin” getirdiği bir farktır.

            Sigaranın, alkolün ve yanlış beslenmenin zararlarının henüz ortaya çıkmadığı genç yaşlarda sağlığına dikkat edenlerle etmeyenler arasında ki fark pek belirgin değildir. örneğin sigara içen bir genç, biraz spor yapıyorsa sigara içmeyen akranından daha iyi koşabilir. Ancak yaş ilerledikçe sağlığına dikkat edenlerle etmeyenler arasında ki fark gittikçe açılır. Orta yaşı geçtikten sonra yukarda bahsettiğim hastalarım gibi, birisi yardımsız muayene masasına çıkamaz hale gelirken diğeri maraton koşabilir...

            Sakın yanlış anlamayın; sağlığınıza dikkat ederseniz, şeker hastası olmaz, kansere yakalanmaz, kalp krizi geçirmezsiniz demiyorum. “Sağlığınıza dikkat ederseniz, yukarda verdiğim örnekte olduğu gibi orta yaş ve yaşlılığınızda “AKRANLARINIZA GöRE” daha sağlıklı ve daha dinç olursunuz...” diyorum...

            Sevgili okurlarım, hepimizin içinde sağlığımızı idare eden, komutamız, irademiz dışında farklı bir merkez vardır. Bu merkezin en büyük görevi tüm organlarımızın bir arada uyum içinde çalışmasını sağlamak, aldığımız besini ayrıştırıp ihtiyacı olan organlar arasında paylaştırmaktır. Size bir sır vereyim; bu merkez fazla çalışan organlarınıza torpil yapar. Bu yüzden “Pazılarım daha güçlü olsun..” demeniz hiçbir işe yaramaz ama ağırlık çalışması yaparsanız sağlık merkeziniz “kollar fazla çalışıyor, onları kuvvetlendireyim..” diyerek alınan proteini kol kaslarınıza yönlendirir. Benzer şekilde, kaç yaşında olursanız olsun kafanızı çalıştıran işler yaptığınızda, örneğin, yeni bir lisan öğrenmeye başladığınızda merkeziniz bu sefer beyin hücrelerinizin ihtiyaçlarına öncelik verir. Bu yüzden kendini geliştirmeye çalışan, okuyan, öğrenen, bir şekilde eğitimine devam eden kişilerde unutkanlık ve bunama daha geç ortaya çıkar....

            Birde kötü haber vereyim; sağlık merkezi,  çalışmayan organlarınızı, fazla besin istemeyen kof “yağ hücreleri” ile doldurur. Kaslarınızı kullanmazsanız, gereksiz kas kitlenizi azaltırken yağ hücrelerinizi şişirir. Aynı şey beyniniz içinde geçerlidir. Kafanızı çalıştıracak şeyler yapmazsanız; okumaz, yazmazsanız, ezberlemezseniz, merkez; beyninizin artık fazla işe yaramadığını düşünerek beyinde ki yağ dokusunu artırır. Sonuç; gittikçe artan unutkanlık, azalan beyin fonksiyonları, bunama veya Alzheimer’dir....

            Araştırmacılar; şu andaki halinden bir şekilde memnun olmayıp ilerisi ile ilgili hedefleri ve planları olan kişilerin daha uzun yaşadıklarını söylüyor. Yaygın olarak bilinenin aksine, “anlık yaşamak”veya “günü yaşamak” sağlığınız için kendinize yapacağınız en kötü şey. “Her şey tamam, bundan sonra hayatımı yaşayacağım...” dediğiniz anda vücudunuzda ki bir mekanizma “İşim bitti galiba yavaş yavaş öbür tarafa gitme hazırlıkları yapsam iyi olur...” diye düşünerek geri dönüşü başlatıyor. Bu yüzden orta ve ileri yaşta ki kişilerin bile önlerine hedefler koymaları ve “yeni başlangıçlar” yapmaları, bir şekilde çalışmaya devam etmeleri çok önemli.

            Haftaya devam....

04 Mart 2008 Salı / 15872 Kişi Okudu
Yorumlar
Copyright © 2006 - 2017 DoktorMurat.Net, Yasal Uyarı ve Gizlilik, Site Haritasi
Dr.Murat KINIKOĞLU Sağlıklı Yaşam Rehberiniz
İntermed Sağlık Merkezi Teşvikiye cad. No: 63 Nişantaşı Şişli/İstanbul
Tel: 0212 225 06 60 - Faks: 0212 2250895