Üye Girişi
E-Posta Adresiniz :
Şifreniz :
Üyelik Formu
E-Posta Adresiniz :
*
Şifreniz :
*
Adınız :
*
Soyadınız :
*

Reflü hastalığı, yemek borusuna kaçan mide asit muhtevasının bu bölgede tahriş yapması halidir. Erişkinlerde nerdeyse her beş kişiden birinde görülür. Mide yüzeyini kaplayan hücreler mide asidine dayanıklı hücrelerdir, yemek borusunu kaplayan hücreler ise midenin yüksek asidine dayanıklı değildirler bu yüzden yukarı kaçan mide muhtevası yemek borusun yakarak göğüsde yanma ve ağrı gibi şikayetlere neden olur. Normalde yemek borusunun mideye açıldığı yerde bulunan kapak (sfinkter) lokma mideye iner inmez kapanarak midedeki asit muhtevasının yemek borusuna kaçmasını engeller. çeşitli sebeplere bağlı olarak bu kapağın yeteri kadar çalışmaması da sonuçta reflü dediğimiz hastalığa neden olur.

Hemen endoskopi yaptırmayın.

Reflü hastalığının teşhisi hastanın anlattıkları ile kolaylıkla konulabilir. Yeni başlayan şikayetler için endoskopi yapmak (ışıklı hortum ile yemek borusunun incelenmesi) doğru değildir. Özellikle şikayetleri 5 yıldan fazla bir süreden beri olanlarda, 40 yaşın üzerindeki hastalarda, birinci derece akrabalarında (anne, baba ve kardeşlerinde) yemek borusu veya mide kanseri bulunanlarda ve birlikte yutma güçlüğü, ağrılı yutma, kilo kaybı ve kansızlık gibi bulguları olan hastalarda endoskopi mutlaka yapılmalıdır.

Size konulan tanının doğru olduğunu kabul ederek reflünün iyileşmesi için ne yapmanız gerektiğini aşağıda maddeler halinde veriyorum.

Hemen ilaç kullanmaya başlamayın.

Doktorunuz reflü tanısı koyar koymaz size birkaç ilaçtan oluşan bir reçete yazar ve ilaçları dikkatli ve düzenli kullanmanızı ister. Buna karşın her vakada olmasa da vakaların çoğunda ilaç kullanmadan basit tedbirlerle reflüyü önlemek mümkündür. Önce bu tedbirlerin alınması şikayetlerin geçmemesi halinde ilaç kullanılması daha uygun olur.

İlaçsız reflü tedavisi:

1-Yatağınızın başınını 15 cm. kadar yükseltin. Dikkat! Sadece yastığınızı yükseltmeniz işe yaramaz. Karyolanızın baş kısmının ayakları altına tuğla - takoz koyarak yatağı komple yüksetmeniz gerekir.  

2-Diyetinizde;  

            -Şekerli ve beyaz unlu gıdalardan, yumurta başka olmak üzere et ve diğer hayvansal (hepsi asit yüklüdür) gıdalardan uzak durun.

            -İçtiğiniz su miktarını artırın.

3-İdeal kilonuza inin, reflü ile aşırı kilo arasında büyük ilişki vardır. Pek çok insan normal kiloya inerek reflüden tamamiyle kurtulabilir.  

4-Alkolü ve gazlı içecekleri tamamiyle kaldırın. Archives of İnternal Medicine dergisinde yayınlanan bir çalışma,  Eğer midenizde sorun yoksa Reflü için  ne yediğiniz değil, yemeğinizi ne zaman yediğiniz daha önemli. Yani dik pozisyondan yatay pozisyona geçmeden önce yediklerinizin hazım olmasını, midenizin boşalmasını beklemeniz gerekiyor. Yatağa gitmeden en az üç saat önce yemeğinizi bitirmiş olmalısınız. Yemekten sonra televizyon karşısında abur cubur atıştırmaya devam edip sonra da hemen yatarsanız işiniz zor.

5- Akşam yemeğinden sonra yarım saatlik kısa bir yürüyüş yapın. Yürüyenlerde mide asidi yemekten sonra koltuğa yığılıp kalanlara göre %17 daha az oluyor.

6- Sakız çiğnemenin reflüye iyi geldiği bulundu. Ancak nane sakızı olmayacak. (Nane yemek borusu kapağını gevşeterek reflüyü artırabiliyor.) 

7-Yatarken yarım bardak ılık süt içmenizde fayda var.

8-Sigarayı azaltın veya bırakın. Sigara, yemek borusu alt büzücüsünü gevşeterek kaçağın artmasına neden oluyor.

9-Ağrı kesici kullanmayın. Migren ve romatizma gibi nedenlerle devamlı ağrı kesici alanlar reflü açısından risk altındadır.

10-Bazı tansiyon ve astım ilaçları reflüyü artırabilir (Kalsiyum antagonisti, B-agonist, alfa-adrenerjik agonist, teofilin, nitrat grubu) Bu grup ilaçlardan birini kullanıyorsanız ve aynı zamanda reflünüz varsa doktorunuza danışın.
11-Gece uyurken sol yanınıza yatın (en azından sırtüstü yatın) Sağ tarafınıza yatmamaya dikkat edin. Sağ yana yatmanın reflüyü azdırdığı, sol yana yatmanın ise reflü bulgularını azalttığı gösterilmiştir. Bazıları sağ yana yatanlarda yemek borusu mide arasında kapak görevi yapan kasların (sfinkter) gevşediğini iddia ediyor. Bana, sol yana yatanlarda mide muhtevasının çaydanlık şeklindeki midenin geniş kısımda toplanarak yemek borusuna doğru kaçmaması ihtimali daha mantıklı geliyor.  Journal of Clinical Gastroenterology dergisinde yayınlanan bir makalede araştırmacılar bir grup deneğe yağlı yiyecekler verdikten sonra sağa ve bir grubunu sola yatırıp yemek borusundaki asit miktarını ölçüyorlar. Sağ tarafa doğru yatanlarda asit miktarı belirgin miktarda yüksek bulunuyor.  

İlaç Tedavisi:

1-Yukarda anlattığım tedbirlerle reflü şikayetlerinizin geçmemesi halinde ilk iş olarak bir parça büyük apdest numunesi alarak laboratuara götürün ve “Helicobacter Pilori Antijeni” baktırın. Sonucun pozitif gelmesi halinde, reflü şikayetlerinizle birlikte mide yanması şikayetiniz de varsa o zaman için doktorunuza danışıp mikrobun ortadan kaldırılması için antibiyotik tedavisi almanızda büyük fayda olacaktır. Mikrobun ortadan kaldırılması ile reflü şikayetinden tam olarak kurtulabilirsiniz.

2-Eğer mikrop bulunmaz ise yani sonuç “negatif” çıkarsa o zaman mide asidini düşüren ilaçlar kullanmanız gerekecektir. Bu ilaçlar hastalığı tam olarak tedavi etmez ancak kullandığınız sürece şikayetlerinizde rahatlama olur. 8-12 hafta süren bir tedavinin kesilmesinden sonra hastaların yarısında 3 ay içinde , %80 inde de inde de 6 ay içinde şikayetler tekrar ortaya çıkmaktadır. Tedavinin birdenbire kesilmesi bu olasılığı artırır. 
Antiasitler:

Genellikle bol miktarda ve sık aralıklarla kullanılmaları gerekir ve tedavi edici etkileri yoktur. Hafif vakalarda, reflü ataklarının olduğu dönemlerde sadece antasitlerin kullanılması şikayetlerde yeterli bir düzelme sağlayabilirken daha şiddetli vakalarda midedeki asit salgısını baskılamaya yönelik ilaçların kullanılmasına gerek duyulur.

Proton pompası inhibitörleri: 
Bu ilaçlar mide asit salgısını güçlü bir şekilde baskılayarak etkin bir tedavi sağlarlar. Bu ilaçların etkili dozda kullanılmasıyla yapılacak 8-10 haftalık bir tedavi sonrasında hastaların büyük bir çoğunluğunda (%85-100) iyileşme sağlanabilmektedir. Bu grup ilaçların uzun dönemde önemli yan tesirleri görülebilir.

    1. Uzun süreli kullanımda kemik erimesine neden oldukları gösterilmiştir.
    2. Mide asidi yiyeceklerin hazmı için gereklidir. İlaçlar asidi azaltmasıyla hazım işleminde bozulma olması kaçınılmazdır. Başta B 12 vitamini olmak üzere bazı vitaminlerin emilinde bozulma olur. B 12 vitamini eksikliği kansızlık, halsizlik ve konsantrasyon güçlüğü yapar. Mide asidinin azalması kalsiyum ve demir gibi minerallerin emilimini de bozabilir.

Bu nedenle ilaç kullansanız bile yukarda anlattığım ilaçsız tedavi şartlarına dikkat ederek bir önce ilaç tedavisinden kurtulmanız menfaatiniz icabıdır.

04 Şubat 2009 Çarşamba / 20089 Kişi Okudu
Yorumlar
Copyright © 2006 - 2017 DoktorMurat.Net, Yasal Uyarı ve Gizlilik, Site Haritasi
Dr.Murat KINIKOĞLU Sağlıklı Yaşam Rehberiniz
İntermed Sağlık Merkezi Teşvikiye cad. No: 63 Nişantaşı Şişli/İstanbul
Tel: 0212 225 06 60 - Faks: 0212 2250895