Üye Girişi
E-Posta Adresiniz :
Şifreniz :
Üyelik Formu
E-Posta Adresiniz :
*
Şifreniz :
*
Adınız :
*
Soyadınız :
*
           Arkadaşınızla yemek yiyorsunuz. Yan masada çok güzel iki kız var. Sarışın olanı size bakıyor. Yoksa bana mı öyle geldi? “Hayır, hayır bakıyor... Bak gülümsüyor işte.” “Hadi gel yanlarına gidelim.” “Neee gelmiyor musun?” “İnanamıyorum Necati abi, sen eskiden böyle miydin ya...”
            Erkeklik hormonu dediğimiz “testosteron”her iki cins içinde hayati önem taşıyan önemli bir hormondur. Biz erkekler sperm üretimimizi, sakalımızı, sesimizin kalınlığını, kaslarımızın gücünü, kemiklerimizin sertliğini, kısaca bizi erkek yapan özelliklerimizi testosteron hormonuna borçluyuz. Yalnız erkekler değil kadınlar da kas-kemik yapıları ve cinsel yaşamları (libido) için testosterona ihtiyaç duyarlar.
            Testosteron seviyesi yaş ilerledikçe azalır. Her gün kliniğe giderken Kız meslek lisesinin önünden geçiyorum. Saçlar jöleli, bıyıkları yeni terlemiş delikanlıların sabahın köründe kapıya toplanmasının nedeni tavana vurmuş testosteron hormonlarıdır. Testosteron seviyesi yaşlandıkça azalmasaydı kapıda bu gençlerle birlikte kır saçlı, eli bastonlu dedeler de görürdük ki kabul edesiniz pek de hoş bir manzara olmazdı. 75 yaşında karadenizli bir hastamın “Doktor bey, ben o işi yapamayacaksam öleyim daha iyi,” dediğini unutamıyorum. Şurası bir gerçek ki erkek olarak cildimizin buruşmasını, saçımızın ağarmasını normal karşılıyoruz da testosteronumuzun düşmesini pek kabullenemiyoruz.
            Testosteron yalnız seks gücümüzü değil, iş hayatımızı ve sosyal yaşamımızı da etkiler. Testesteron seviyesi yüksek olan kişiler yarışmaya ve risk almaya daha meyillidirler. Bu yüzden yeni projelere başlamaya, yeni ilişkiler kurmaya daha istekli olurlar. Trafikte önümüze kesen kişiye kafa atma isteğimiz, gazozuna oynanan maçın sonunda karakolluk olmamızın nedeni de testosteron hormonudur. Yaş ilerledikçe bu saldırgan dürtülerimiz azalır, biz bunun adına “olgunlaşma” deriz ama aslında testestoronumuz azalmıştır. Atasözü gibi olacak ama gerçek şu; testesteronu olmayan erkek barutu olmayan tüfek gibidir. 
            Testosteron azalınca ne olur?
            Testosteronun düşmesiyle hayatımızdaki önceliklermiz değişmeye başlar, evin huzurlu atmosferi daha bir çekici olur, arkadaşımız yan masadaki kızları görünce “eskisi gibi harekete geçmeyi” önerirken biz içimizden “Tamam kız güzel ama...” diyerek bahaneler aramaya başlarız. “Şimdi işin yoksa yerinden kalk, karşı masaya kadar yürü, sandelyeyi çek, otur, kızın nazını çek, espiri yap... amaaan en iyisi doğru eve gitmek.” (Yazıklar olsun sana Necati, on yıl önce böylemiydin sen...)
            Testosteron seviyesi düşen kişilerde vücuttaki kütlesi azalıp yağlanma artar, göbek büyür ve şişmanlık ortaya çıkar, başta seks olmak üzere her şeye karşı daha isteksiz ve halsiz olurlar. Bu kişilerden “Doktor bey ben eskiden böyle değildim, şimdi hanım hatırlatmasa aklıma bile gelmiyor” cümlesini pek sık duyarız. Yerlerinden kalkmak, spor yapmak, koşmak, yeni projelere başlamak istemezler. Öğlen yemeğinden sonra “karnım doydu, gidip biraz avlanayım” demek yerine “bu koltuk çok rahatmış, biraz gözlerimi dinlendireyim” diyip çaktırmadan uyumaya başlarlar. Artık akşam yemeğinden sonra gözler “oynaşta” değil yatakdadır. Öyle ki “testosteron” seviyesinden bihaber kadınlar “acaba bir ilişkisi mi var?” diye boş yere kocalarının günahını alırlar.
            Testosteronumuzu artırmak elimizde mi?
            Evet, elimizde. İşte size tavsiyelerim:
            1.Eşin ölümü ile yalnız kalmak testosteronda ani bir düşmeye neden oluyor. (Eşinize iyi bakın, Allah gecinden versin bir sorun olursa hemen evlenin.)
            2.Sigara ve alkol kullanımı testosteronu düşürüyor. (Düzenli alkol kullanmayın, günde bir kadehi geçmeyin.)
            3.Testosteron düşmesinin en önemli nedenlerinden biri vücuttaki kas kütlesinin azalmasıdır. (Günde 30 dakika spor yapın, yürüyüş yetmez, sakatlanmadan ağırlık kaldırın, kas geliştiren sporları tercih edin.)
            4.Obezite testosteronun düşmanıdır. Araştırmalar hafif göbeklenmenin bile testesteron seviyesinde düşmeye neden olduğunu gösteriyor. (Zayıflayın, kilonuz boyunuzun küsüratından az olsun – boy 1.70 cm ise kilo 70 kg’dan az olacak.)
            Doktor, bunun hapı yok mu hapı? Diye sorduğunuzu duyar gibiyim.Var...
            Kan testosteron seviyesine bakılarak, doktor kontrolünde dışardan takviye yapmak mümkün. Bilmeniz gereken önemli şey şu; dışardan alınan testosteron prostat ve meme kanseri riskini önemli ölçüde artırıyor.Kanser riskim artsın yeter ki gücüm yerine gelsin diyorsanız doktorunuza müracaat edin, yok ben riske girmek istemiyorum diyorsanız ( ki benim Necatiye tavsiyem budur) iş işten geçmeden alkolü ve sigarayı bırakın, zayıflayın, kas geliştiren sporlara ağırlık verin.  
15 Nisan 2009 Çarşamba / 19363 Kişi Okudu
Yorumlar
Copyright © 2006 - 2017 DoktorMurat.Net, Yasal Uyarı ve Gizlilik, Site Haritasi
Dr.Murat KINIKOĞLU Sağlıklı Yaşam Rehberiniz
İntermed Sağlık Merkezi Teşvikiye cad. No: 63 Nişantaşı Şişli/İstanbul
Tel: 0212 225 06 60 - Faks: 0212 2250895