Üye Girişi
E-Posta Adresiniz :
Şifreniz :
Üyelik Formu
E-Posta Adresiniz :
*
Şifreniz :
*
Adınız :
*
Soyadınız :
*
           Hıncal Uluç, geçen hafta köşesinde, Maliye bakanı Unakıtan’ın devlet imkanlarıyla Amerika’da ameliyat olmasından bahisle Türk Tabipler Birliği’ne bir soru yöneltti: “Bypass gibi, Van Hastanesinde bile yapılabilecek kadar basit bir ameliyat için, hem de Maliye Bakanının Amerikaya gitmesi sizi hiç mi rahatsız etmedi? Bu tercih Türk tıbbı, Türk hastaneleri ve Türk doktorlarına gölge düşürmez mi?.. Ve bu soru eğer sizi ilgilendirmiyorsa, varlık sebebiniz nedir?.”
            Sayın Uluç’un sorusunun görünür cevabını hepiniz biliyorsunuz. Basınımıza göre bakanımızın nerede by-pass olacağına eşi Ahsen Hanımın karar verdi. “Ya Rabbi, nerede daha iyi olur?” diye sordu Tanrıya... “Cleveland” cevabını alınca da hep birlikte Amerika’ya uçtular. Olayın görünür kısmı böyleydi, perde arkası hakkında bazı rivayetler var; anjiyografi işleminden sonra seyrek görülen komplikasyonlardan birisinin Unakıtan’ın başına geldiği gibi...
            Emin olduğum bir şey varsa Ahsen Hanımın konuştuğu ve “Cleveland”cevabını aldığı makam Rabbi değil “ailenin ortak aklı” idi. Bu karara varmadan önce, Türkiye ve dünyadaki by-pass operasyonları, ameliyat sonrası bakım, mortalite oranları, en iyi hastanenin / en iyi operatörün hangisi olduğuna dair geniş bir araştırma yapıldığından eminim. En azından yakın dostları kulaklarına bazı bilgiler fısıldamıştır. Sonuçta kamuoyuna “Biz Türkiye’deki hastanelere güvenemiyoruz bu yüzden Amerika’ya gideceğiz” diyemedikleri için sorumluluğu Ahsen Hanım üstlendi ve Amerika’ya uçtular.
            Peki, Cleveland kararı hatalı mıydı? Bence doğruydu...
            Eğer bilime, istatistiklere, araştırmalara inanıyorsak “parası olan” bir kişi için by-pass olacak dünyadaki en iyi merkezlerden biri “Cleveland Clinic” dir. Bunu ben söylemiyorum, internette küçük bir araştırma yapın kendi gözlerinizle göreceksiniz.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------
The U.S. News & World Reports Amerikanın en iyi kalp merkezleri
Merkezin adı                                 Şöhreti-bilinirliği                      Başarı puanı
1 NUMARA Cleveland Clinic                   65                                      100
2 NUMARA Mayo Clinic                          48                                        81
3 NUMARA Johns Hopkins Hospital        21.8                                      52,5
--------------------------------------------------------------------------------------------------------
            Sayın Unakıtan’ın operasyon masraflarının kendisi mi yoksa devlet tarafından mı karşılandığı sorusunun cevabını herkes gibi ben de merak ediyorum. Umarım bu konuda Sayın Uluç’u ikna eden “belgeli” bir açıklama yapılır, biz de öğreniriz.    
            By-pass operasyonları beceri, tecrübe, yüksek teknoloji gerektiren komplike ameliyatlardır. Hastane ve operatörlerin başarı oranları büyük farklılıklar gösterir. Masada kalma oranı % 0.2-5 arasında değişir. Bu demektir ki sıradan bir hastanede ameliyata giren her 20 hastadan biri, iyi bir merkezde ise her beş yüz hastadan biri ameliyatta kaybedilir. Gördüğünüz gibi küçük bir farktan bahsetmiyoruz. Hastaya ait faktörlerin dışında operasyon ekibinin tecrübesi, cerrahın el becerisi, yoğun bakım servisinin disiplini, kullanılan bypass tekniği gibi pek çok faktör sağ kalım oranı üzerinde etkili olur. By-pass operasyonu açısından Türkiye’de ki “bazı” hastanelerin, Amerika’daki “bazı”hastanelerden daha başarılı olduğunu biliyoruz ama üniversitelerimizin çektiği sıkıntıları ve Türkiye’nin sağlık gerçeğini de görmezden gelemeyiz...
            Ülkemizle Amerika arasındaki en büyük fark şudur: “Amerika’da hastanelerin ve operasyonu yapan kliniklerin/doktorların başarı, komplikasyon ve ölüm oranları herkes tarafından bilinir.” Gayet ciddi tutulan ve kamuoyundan gizlenmeyen kayıtlardan her hastanede yılda kaç ameliyat yapıldığını, anjiyo veya ameliyat sırasında hangi doktorun kaç hastasının masada kaldığını, kaçında emboli olduğunu, kaçında kanama olduğunu, kaçının sonraki on gün içinde, kaçının taburcu olduktan sonraki 30 gün içinde öldüğünü öğrenirsiniz. Hem doktorlar hem hastaneler ölüm oranlarını düşürmek, sıralamada daha yukarılara tırmanmak için kıyasıya yarışırlar.Türkiye’de ise herkes kendi hastanesi ve doktorunun en iyi olduğunu iddia eder ama hastanelerin ve doktorların ölüm/başarı oranlarını bilmeyiz. (Bu arada Acıbadem Hastanesi’nin, by-pass istatistiklerini internetten açıklayan tek sağlık kuruluşu olduğunu belirteyim.) Mesleki toplantılarda bildiri-yayın şeklinde bazı sonuçlar açıklanır ama her hastane diğerinin açıkladığı mortalite oranına şüpheyle bakar. Verileri takip etme, istatistiksel bilgi haline getirme ve denetleme konusunda büyük bir başıbozukluk vardır.”
            Türkiye’de hastalar, eğer maddi güçleri ve kendilerine yol gösterecek çevreleri yoksa tutanın elinde kalırlar. Birisi “doktor Ali iyi” der, öbürü “Sakın doktor Veli’den şaşma” der sonuçta elinizde somut deliller olmadan birini seçmek zorunda kalırsınız.
            Ülkemizdeki hastanelerin, batı ülkelerinde olduğu gibi komplikasyon ve mortalite oranlarını doktorlarına göre tasnif ederek ve her yıl revize ederek kamuoyuna açıklamaya başlamaları gerekiyor. Bu konuda öncülük yapma adına Tıp Fakültelerine büyük görev düşüyor.              
01 Mayıs 2009 Cuma / 16229 Kişi Okudu
Yorumlar
Copyright © 2006 - 2017 DoktorMurat.Net, Yasal Uyarı ve Gizlilik, Site Haritasi
Dr.Murat KINIKOĞLU Sağlıklı Yaşam Rehberiniz
İntermed Sağlık Merkezi Teşvikiye cad. No: 63 Nişantaşı Şişli/İstanbul
Tel: 0212 225 06 60 - Faks: 0212 2250895