Üye Girişi
E-Posta Adresiniz :
Şifreniz :
Üyelik Formu
E-Posta Adresiniz :
*
Şifreniz :
*
Adınız :
*
Soyadınız :
*
Evet, açılır...
Kalp damarlarınız ne kadar tıkalı olursa olsun, “yaşam tarzınızı değiştirmeyi” kabul eder ve ilaçlarınızı düzenli kullanırsanız kalp damarlarınız açılır.
Yanda, Cleavland Clinic’den Prof. Doktor Esselstynin bir hastasının koroner anjiyosunu görüyorsunuz. Soldaki anjiyografi (A) 27 Kasım 1996 tarihinde yapılmış, damarının içindeki yağ plaklarının damarın içini daralttığı görülüyor. Soldaki anjiyografi (B) aynı hastada üç yıllık diyet programından sonra 22 Temmuz 1999 tarihinde yapılmış, damarın tamamen açıldığı net olarak görülüyor. 
 
          Bütün dünyada kalp damarlarında sorun olan hastaların önüne üç seçenek konur:
1.      Diyet ve ilaç tedavisi
2.      Baypas operasyonu – Aort damarından tıkanıklığın aşağısına köprü yapılması
3.      Stent uygulaması – Damarın içine çelik kafes yerleştirilmesi
           
Modern-müdahaleci-ticari tıp, hastalarına birinci seçenekten yani diyet ve ilaç tedavisinden bahsetmez, hastalara iyi olmanın tek yolunun ikinci ve üçüncü seçenek olduğu söylenir. Hâlbuki mukayeseli bilimsel araştırmalara baktığımızda birinci seçeneğin de en az diğer ikisi kadar akılcı olduğunu görürüz. (Benim de tıkanıklığın yerine göre baypas, stent uygulaması önerdiğim hastalar oluyor ancak oranı yüzde beşi geçmez.) Koroner arter hastalığı olan 2287 hasta üzerinde yapılan bir çalışma, beş yıllık takipte, stent uygulananlarla sadece ilaç tedavisi uygulanan hastalar arasında yaşam süresi açısından bir fark olmadığını göstermiştir. (İşin ekonomik yönü, girilen stres ve tıkanma riski de cabası...) Birinci şıkkın atlanması yüzünden pek çok hasta boş yere ameliyat edilir. İstemeye istemeye baypas olan, yürüyerek hastaneye girip yoğun bakımdan çıkamayan pek çok hasta biliyorum. Hiç şikâyeti olmadığı halde sırf anjiyoda kalp damarlarında darlık var diye ameliyata alınıp eskisinden kötü olan hastaları siz de duymuşsunuzdur. Bu hastalara üçüncü bir seçenekleri daha olduğu söylenseydi, müdahale yerine daha emniyetli olan diyet/ilaç tedavisi şıkkı tercih edilseydi daha uzun yaşama şansları olabilirdi.
Kalp damarları diyetle açılabiliyorsa neden insanlar stent taktırıyor, baypas oluyor?
Bunda pek çok faktörün etkisi var. En başta geleni; hastanın diyet yapmasının ticari bir değeri olmamasıdır. Şunu demek istiyorum, bir hastaya “stent veya baypas olmanıza gerek yok sadece şunları şunları yemeyin ve spor yapın” dediğiniz anda;
1)Stent ve ameliyat malzemesi üretimi yapan firmalar para kazanamıyor, (Geçen yıl Türkiyede büyük bir stent üretim tesisi hizmete girdi)
2)Stent, baypass operasyon malzemelerini pazarlayanlar para kazanamıyor,
3)Uygulamanın yapıldığı hastane para kazanamıyor,
4)Stent uygulayan veya baypas yapan doktorlar, hemşireler, ameliyathane personelinin gelir azalıyor,  
5)İlaç firmaları para kazanamıyor (stent takıldıktan sonra mutlaka (ve ömür boyu) kullanmanız gereken ilaçlar var.)
6)Eczahaneler para kazanamıyor,
7)Diyet nedeniyle et, yağ, süt, peynir üreticileri zararda
8)Laboratuvarlara kit malzemeleri satan firmalar zararda
9)Daha az tetkike ihtiyacınız olacağı için laboratuvarların kendisi zararda
 
            Gördüğünüz gibi hastayı operasyon, stent uygulaması yerine diyete yönlendirdiğinizde en az “dokuz sektör” zarar ediyor. Bir diğer deyimle hastadan başka kazanan olmuyor. İşte kalp damarı tıkanıklıklarında diyet ve ilaç tedavisinin bu kadar az uygulanmasının temel nedeni budur. 
            Kalp damar hastalarının iyi olmak için diyet ve ilaç tedavisi uygulamamalarının başka nedenleri de var. Bu nedenlerin en önemlilerinden biri de hastanın ve hasta yakınlarının psikolojisidir.
 Neden müdahale istiyoruz?
            Kalp damarında sorun olan hasta şöyle düşünüyor: “Mademki damarımda bir daralma var. O halde açmak için bir şeyler yapılmalı.”Bununla da kalmaz, biraz da kendilerine çizilen karanlık tablodan etkilenerek “Damarım tıkandı tıkanacak, HEMEN açılmazsa hayatım tehlikeye girer” düşüncesine kapılıyorlar. Tıp çok ilerledi ya (!) illa bir şeyler yaptırıp sorundan tam olarak kurtulmak, endişeyi kafalarından tam olarak çıkarıp atmak istiyorlar. Bunun kalp damar hastalığı için son derece yanlış bir düşünce olduğunu söylemek zorundayım.
            1-Unutmayalım ki kalbimiz arızalanınca tamir edilip yeniden kullanabileceğiniz bir araba motoru değildir. Belki elli yıl sonra mümkün olacak ama şimdilik bu teknolojiye sahip değiliz. İstesek de istemesek de damarlarda ve kalp hücrelerinde belirli bir eskime-yaşlanma olacaktır ve balon olsun baypas olsun müdahale ile bu eskimeyi bir anda geri döndürmek mümkün değildir.
            2-Kalp damarının içindeki plaklar fibröz kapsül dediğimiz ince bir örtü ile kaplıdır. Fibröz örtüler plağın yırtılmasını engelleyerek hastanın uzun yıllar bir sorun olmadan yaşamasını sağlayabilir. Kalp damarında % 70-80-90 darlık olup yıllar boyu kalbiyle ilgili sorunu olmadan yaşayan insanlar vardır. Bu nedenle her darlık vakasında telaşlanmak, hemen müdahale yolunu seçmek doğru değildir. Gereksiz yere müdahale edilen hastalar, anjiyografiden önce hiçbir şikâyetleri olmadığı halde kendilerine takılan stentin veya baypasların tıkanmasına bağlı olarak şikâyetli hastalar haline dönüşebilirler. 
            3-Hasta yakınlarının psikolojisi çok önemlidir. Çoğumuz müdahale yapılıp yapılmaması konusunda son kararı doktorla hastanın birlikte verdiğini düşünürüz. Maalesef uygulamada böyle olmaz, son kararı doktor ile hasta değil, doktor ile hasta yakınları verir. Hasta yakınlarının bazen hastadan daha çok endişe ettiğini ve oylarını müdahaleden yana kullandıklarını çok gördüm. Hasta yakınları tabi ki bunu iyi niyetle yapıyorlar, yapılması gereken bir şey varsa benim hastam da bundan yararlansın, aman bir şeyi ihmal etmiş olmayayım korkusu ile oylarını hep “müdahale edilmesi” lehine kullanırlar.
 
Doktorlar neden müdahale ister? 
            İşin maddi kazanç yönüne hiç girmiyorum, biz doktorlar hastanın sağlığını ve hastanın menfaatlerini her şeyin üstünde tutmaya yemin ettik. Hastası için en iyi seçeneğin hangisi olduğu yolunda karar vermek durumunda kalan doktor zor bir seçim yapmak zorundadır. Hastasına ilaç ve diyet tedavisi öneren doktor hastaya bir şey olması halinde “Acaba stent konulsaydı kurtulur muydu veya baypas olsaydı enfarktüs geçirmez miydi?”sorusu ile karşılaşır. Bu nedenle kendinizi doktorun yerine koyduğunuzda müdahale etmek her zaman “daha az sorumluluk isteyen–ilerde suçlanma riski daha az” bir yoldur.
            Gerek stent olsun, gerek baypas olsun hastasına müdahale eden doktorun sorumluluktan kurtulmak için hastaya “yapılan işlerin bazı riskleri olduğunu” söylemesi yeterlidir, bir sorun çıktığında “elimizden geleni yaptık ancak olmadı” deme şansı her zaman vardır. 80 yaşındaki hastayı hiç şikâyeti olmadığı halde baypas operasyonuna alır, yoğun bakımdan çıkamayınca da “biz elimizden geleni yaptık” dersiniz olur biter!
            Amerika’lı bir kardiyoloğun şu sözü çok güzel: “More isn’t always better in coronary care.” Türkçesi şöyle: “konu kalp olduğunda “daha çok işlem yapmak-daha çok müdahale etmek” her zaman iyi sonuç vermez.
04 Ekim 2010 Pazartesi / 68547 Kişi Okudu
Yorumlar
Copyright © 2006 - 2017 DoktorMurat.Net, Yasal Uyarı ve Gizlilik, Site Haritasi
Dr.Murat KINIKOĞLU Sağlıklı Yaşam Rehberiniz
İntermed Sağlık Merkezi Teşvikiye cad. No: 63 Nişantaşı Şişli/İstanbul
Tel: 0212 225 06 60 - Faks: 0212 2250895