Üye Girişi
E-Posta Adresiniz :
Şifreniz :
Üyelik Formu
E-Posta Adresiniz :
*
Şifreniz :
*
Adınız :
*
Soyadınız :
*
  • Ana sayfa
  • Makaleler
  • Kanser
  • MEME KANSERİ - MODERN TIBBIN HASTAYA BAKIŞINI GÖSTEREN GÜZEL BİR ÖRNEK

Milliyet Gazetesi’nde ABD’nin önde gelen meme cerrahlarından Dr. Alexandr J. Swistel’le yapılmış bir röportaj okudum. (İsmin güzelliğine bakar mısınız? Bu isimdeki bir doktorun ünlü olmaması imkânsız!) Sayfanın neredeyse tamamını kaplayan uzun sohbetin başlığı şöyle: “Meme Kanserini durduran yöntem.” Görür görmez “Tamam” diyorsunuz, “Nihayet meme kanserinin tedavisi bulundu.” Devam edince anlıyorsunuz ki daha deneme aşamasında olan –henüz onay almamış- bir çalışma söz konusu. (Belki izin bile verilmeyecek… Olsun, önemli olan bizim Dr. Alexandr J. Swistel’i ve ABD’deki Cornel Tıp Fakültesi’ni tanımamız.)

Dr. Alexandr, papyon kravatıyla verdiği “Her şeyi bilen Amerikalı doktor” pozlarından birini buraya aldım. Aynı zamanda Meme Cerrahisi Bölüm Başkanı olan Dr. Swistel ve arkadaşları memede tespit edilen kanserli hücreyi dondurarak yok edeceklermiş. Dr. Alexandr henüz kullanıma geçememiş bu uygulamayı neden bize anlatıyor diye merak ediyorsanız söyleyeyim: Hastanesinin reklâmını yapıyor, müşteri topluyor. Okurlara diyor ki bakın biz yeni buluşlar yapıyoruz, sizin Türkiye’deki meme cerrahlarının meme hücrelerini dondurmayı beceremiyorlar biz beceriyoruz, meme kanseri olanlar (tabii ceplerinde yeteri kadar para varsa) Amerika’ya, bizim hastaneye gelsinler. (Eskiden bir tek Mehmet Öz’ümüz vardı, şimdi Amerika ekonomik durgunluğa girdiği için hepsi Türkiye’ye koşuyor.)

               Konuyu dağıtmayalım, Dr. Swistel Türkiye’de meme kanserinin son on yılda büyük bir artış gösterdiğini söylüyor. Eskiden 100 bin kadından 20’si meme kanserine yakalanırken son iki yıl içinde bu rakam 45’e yükselmiş. Şaşkınlıktan ağzım açık kaldı. Eğer verdiği rakamlar doğruysa son birkaç yılda meme kanserinde yüzde yüzü aşan muazzam bir artış var. İnsan şüphelenmeden edemiyor; acaba son iki yılda memesinde kitle olan her bayana doğru-yanlış “meme kanseri” teşhisi mi koymaya başladık? Yoksa gerçekten bir meme kanseri salgını mı var? Bu boyutta bir artış varsa Sağlık Bakanlığı’nın alarma geçmesi, iki yılda yüzde yüzü geçen artışın nedenini acilen bulması gerekiyor. Gazeteci arkadaşın “Meme kanserindeki artışın sebebinin ne olacağı sorusuna Dr. Swistel, beslenme ve çevre şartlarına bağlı olabilir cevabını veriyor, cep telefonlarının da etken olabileceğini ilave ediyor. (Doğrusu cep telefonlarının beyni olumsuz etkileyebileceğini duymuştum da meme kanseri yapabileceğini duymamıştım.) “Meme kanserinden korunmak için ne yapmalı?” diye sorusuna da şöyle cevap veriyor:

             “Beslenme tarzını değiştirmek zor, çevresel faktörleri değiştirmek öyle kolay değil. Duşta, ayna karşısında memenizi en azından ayda bir kontrol etmelisiniz.  Jinekologa gittiğinizde mutlaka memenize baktırmanız lazım. Ve tabii yaşınıza bağlı olarak testlerinizi ihmal edemezsiniz.”

            Gördüğünüz gibi Dr. Alexandr, “Meme kanseri olmamak için yapacak hiçbir şeyiniz yok, boşu boşuna kanser olmamak için uğraşmayın diyor. Peki ne yapalım? “Erken teşhise öncelik verin.” İŞTE MODERN TIBBIN SİZLERE VE BİZ DOKTORLARA dayattığı çarpık zihniyeti budur: HASTA OLMAMAK İÇİN NELERE DİKKAT EDİLMESİ ÜZERİNDE DURULMAZ, HASTALIĞI ERKEN TEŞHİSİ VE TEDAVİSİ üzerinde bolca durulur. Modern (Ticari) Tıp, hastalıkların engellenmesi halinde çarkın duracağını bilir, hastalıklar artarak devam etmeli ki çarpık düzen sürsün, paracıklar gittikçe artarak gelmeye devam etsin. Onlar için “erken teşhis” hastanın hayatının kurtulması değil “ödeme süresinin uzamasıdır.” Bunun için, halkı bilinçlendirme adına ceplerinden para verip kliniklere bedava mamografi cihazları alıyor, ücretsiz erken teşhis kampanyaları yapıyorlar. Bu arada, kendileri için önemli olan çarka giren hasta sayısının artması olduğu için, boş yere korkutulan hastalarla, yanlış yere konulan meme kanseri teşhisleriyle de ilgilenmiyorlar. İşte çarpık zihniyet nedeniyledir ki elin oğlu taaaa Amerika’dan gelip henüz uygulamaya geçmemiş bir çalışmayı bahane ederek kendi reklâmını yapıyor. “Biz Cornell’de bu operasyonu, memenin göğüs uçlarını koruyarak yapıyoruz” diyerek kanser olmuş kadınların dikkatini çekmeye çalışıyor.

              Bu arada hakkını yemeyelim, Dr. Alexandr röportajın iki cümlesini de koruyucu tıbba ayırmış:  “Nedenini bilmiyoruz ama parlak renkli sebzeler ve meyveler koruyucu olabiliyor. Blueberry (yaban mersini), patlıcan, pancar gibi besinler.” (Bu kadar… Koca bir sayfayı kaplayan röportajın meme kanserinden korunma adına söylenen sadece bu iki cümle…)  

Yazının orijinalini okumak isteyenler için: http://gundem.milliyet.com.tr/meme-kanserini-donduran-yontem/gundem/gundemdetay/20.06.2011/1404449/default.htm    

MEME KANSERİNDEN KORUNMAK MÜMKÜN MÜ?

Dr. Alexandr’ın Türkiye’deki son iki yıldaki meme kanseri patlamasının oranlarını nereden ve kimden aldığını bilmiyorum ancak ben de aynı fikirdeyim ki “Ülkemizde meme kanseri görülme sıklığı artıyor.” Dr. Alexandr’a katılmadığım nokta kadınların bu konuda yapacak fazla bir şeyinin olmadığıdır.

Meme kanseri riskinizi azaltmak elinizde

Dediklerimi yaparsanız meme kanseri riskinizi sıfırlarsınız demiyorum, “dediklerimi yaparsanız meme kanseri riskinizi büyük ölçüde azaltırsınız” diyorum. Boynunuzu büküp, “Piyango ne zaman bana vuracak?” diye beklemeyi bırakın, yarından tezi yok aşağıdaki önerilerim doğrultusunda beslenmenizi ve yaşam tarzınızı değiştirin.

1.      BESLENMENİZİ DEĞİŞTİRİN “Yağ”ın meme kanserini (ve tüm kanserleri) artırdığı gösterilmiştir. (1,2,5) Yemeklerinizdeki hayvansal gıdaları, et ve yağ oranını mümkün olduğu kadar azaltın. Becerebiliyorsanız yemeklerinizi bir tatlı kaşığı kadar az zeytinyağı veya tereyağı ile pişirin, salatanıza yağ koymayın, ekmeğinize yağ sürmeyin, zeytinyağına banmayın, mısır özü ve ayçiçeği yağını asla kullanmayın. Fazla miktarda lifli beslenmenin meme kanserini azalttığı gösterilmiştir, bu yüzden sebze meyve tüketiminizi artırın (3,4). Bitkisel esaslı beslenme birkaç mekanizma ile meme kanseri riskinizi azaltır, en önemlisi kandaki östrojen miktarını düşürmeleridir. Et ve yağ, daha doğrusu hayvansal gıdalar, hem ilk adet görme yaşını erkene çekerler hem de kandaki östrojen miktarını artırır. Östrojene uzun ve yüksek dozda maruz kalmaksa meme kanseri riskini artırır. Şeker, tatlı ve beyaz undan mümkün olduğu kadar uzak durun. Kola, Ice Tea gibi şeker veya tatlandırıcı ihtiva eden içecekleri içmeyin. Bu yiyecek grubunu fazla tüketmek kandaki insülin seviyesinin artmasına ve insülin direncine neden olur. Şeker hastalarında meme kanseri riski % 20 daha fazladır (17).

2.      ZAYIFLAYIN. Şişman kadınlarda meme kanseri riski % 30 kadar artmaktadır(6). Bu artış yağ dokusundaki hormonların östrojen hormonunu artırmasına bağlanmaktadır. Menopoza giren şişman bayanların meme kanseri riski daha da yüksektir (7,8).

3.      SPOR YAPIN Spor yapan bayanların meme kanseri riskinin % 20–40 kadar azaldığı gösterilmiştir (9,10,11). Spor yapmanın kandaki östrojen miktarını azalttığı gösterilmiştir. Bizim ülkede menopoza giren kadınlar hem kilo alıyorlar hem de zaten az yaptıkları sporu iyice bırakıyorlar. Spor yapın dediğim bayanlar “Ben zaten devamlı hareket ediyorum” diyorlar. Gün içinde mutfakta ayakta durmanız veya solonla oturma odası arasında gidip gelmeniz spor değildir. Eşofmanlarınızı giyinip sokağa çıkın, her gün en az bir saat hızlı tempoda yürümeye çalışın.

4.      GÖĞÜS BÖLGENİZE RÖNTGEN IŞINI ALMAYIN Özellikle genç yaşlarda alınan göğüs röntgenlerinin meme kanserini artırdığı gösterilmiştir (12). İki kere öksürünce hemen akciğer filmi çektirmeyin. Rutin yıllık check-uplarda (hiçbir şikâyetiniz yoksa) akciğer filmi istemediğinizi söyleyin. Akciğer tomografisinden mümkün olduğu kadar uzak durun.

5.      MENAPOZ İÇİN HORMON TEDAVİSİ KULLANMAYIN Yıllardır çok üzerinde durduğum ancak kendi hastalarıma bile kabul ettirmekte zorlandığım bir gerçek: “Menopoz terlemeleri için hormon tedavisi almak meme kanseri riskini % 66 artırır (14). Bu korkunç derecede yüksek bir orandır. Maalesef buna rağmen ülkemizde bazı kadın doğum uzmanları “Merak etmeyin ben sizin memenizi yakından takip ediyorum bir sorun olursa hemen müdahale ederim” diyerek hormon öneriyorlar. Eğitimli bayanlar bile bu masala kanıyorlar. (Milliyet Gazetesi yazarlarından Sn. Meral Tamer de hormon replasman tedavisi altında meme kanseri oldu. Tesadüfen bir televizyon programındaki konuşmasını dinledim maalesef hala neden kanser olduğunun farkında değil.)

6.      DOĞUM KONTROL HAPI KULLANMAYIN Meme kanseri görülme yaşının gittikçe erkene gelmesinin nedenlerinden birisi doğum kontrol hapı kullanımıdır. Kesinlikle doğum kontrol hapı kullanmayın, kızlarınıza kullandırtmayın. (Doğum kontrol hapı kullananlarda riskin kullanmayan kadınlarla eşitlenmesi için on yıl geçmesi gerekiyor.)

7.      ÇOCUKLARINIZ MÜMKÜN OLDUĞUNCA UZUN SÜRE EMZİRİN Uzun emziren kadınlarda meme kanseri riski azalır. Her 12 aylık emzirme dönemi kanser riskini % 4 azaltır (13).

8.      ALKOL KULLANIYORSANIZ MİKTARA DİKKAT EDİN Haftada bir iki kadeh etki etmez ancak düzenli alkol alan bayanlarda (düzenli olarak günde bir bardak şarap içenlerde bile) meme kanseri riski hafifçe artmaktadır. Düzenli olarak her gün iki-beş kadeh alkol alanlarda meme kanseri riski 1.5 misli artmaktadır.  Günlük alıma eklenen her kadeh meme kanseri riskini %10 artırır (15,16).

9.      SİGARAYI BIRAKIN Özellikle 20 yaşından ve ilk doğumdan önce içilen sigaranın meme kanseri riskini artırdığı gösterilmiştir (19). (Sigara içiyorlarsa genç kızlarınızı bu konuda uyarın.)

10.     MÜMKÜN OLDUĞU KADAR AZ İLAÇ KULLANIN Geçen yıl yayınlanan bir çalışma beş yıldan daha uzun süre tansiyon ilacı kullananlarda meme kanseri riskinin arttığını gösterdi (18). Çalışmada tansiyon ilaçlarını içindeki etken maddeye göre ayırmadıkları için hangi ilaç grubunun özellikle meme kanseri yaptığını maalesef bilemiyoruz ancak diüretik ihtiva edenlerin daha riskli olduğunu söyleyebilirim. Eğer tansiyonunuzu az tuzlu, bitkisel ağırlıklı bir diyetle (DASH diyeti), zayıflayarak çözebiliyorsanız ilaç kullanmayın.   Geçen ay yapılan bir açıklamayla ülkemizde de satılan bazı şeker ilaçlarının içinde bulunan Pioglitazon adlı maddenin meme kanseri yaptığını öğrendik. Fransa’da ilaç piyasadan toplatıldı. Şeker ilacı kullanıyorsanız porspektüsde yazan etken maddeyi kontrol edin.

(1)   Boyd, N.F., Stone, J. et al Dietary fat and breast cancer risk revisited: a meta-analysis of the published literature. Br J Cancer 2003; 89; 9; 1672-85.

(2)   Thiebaut, AC., Kipnis, V., Chang, SC.,Dietary fat and post menopausal breast cancer in the National Institutes of Health -AARP Diet and Health Study Cohort. J Natl Cancer Inst 2007. 99:451-62

(3)   Velentzis, L. S., et al.,Lignans and breast cancer risk in pre- and post-menopausal women: meta-analyses of observational studies Br J Cancer 2009. 100(9):1492-8

(4)   Dong, J. Y. and Qin, L. Q..,Soy isoflavones consumption and risk of breast cancer incidence or recurrence: a meta-analysis of prospective studies Breast Cancer Res Treat 2011. 125(2):315-23

(5)   T. Colin Campbell. Thomas M. Campbell II, China Study (Ülkemizde Çin Mucizesi adıyla piyasaya çıkan kitap)

(6)   Reeves, G.K. et al. Cancer incidence and mortality in relation to body mass index in the Million Women Study: cohort study. Bmj 2007;335(7630)1134

(7)   Key, TJ., Appleby, PN., Reeves, GK., et al Body mass index, serum sex hormones, and breast cancer risk in postmenopausal women J Natl Cancer Inst 2003. 95:1218-26

(8)   Deapen, D., Liu, L., Perkins, C., et al Rapidly rising breast cancer incidence rates among Asian-American women International Journal of Cancer 2002. 99:747-50

(9)   Maruti, SS., Willett, WC., Feskanich, D.,et al A prospective study of age-specific physical activity and premenopausal breast cancer J Natl Cancer Inst 2008. 100:728-37

(10)     Lahmann, PH., Friedenreich, C., Schuit, AJ., et alPhysical activity and breast cancer risk: the European Prospective Investigation into Cancer and Nutrition Cancer Epidemiol Biomarkers Prev 2007. 16:36-42

(11)     Howard, RA., Leitzmann, MF., Linet, MS., et alPhysical activity and breast cancer risk among pre an dpostmenopausal women in the US Radiologic Technologists cohort Cancer Causes Control 2008

(12)     John, EM., Phipps, AI., Knight, JA., et alMedical radiation exposure and breast cancer risk: findings from the Breast Cancer Family Registry Int J Cancer 2007. 121:386-94

(13)     Collaborative Group on Hormonal Factors in Breast Cancer Breast cancer and breastfeeding: collaborative reanalysis of individual data from 47 epidemiological studies in 30 countries, including 50302 women with breast cancer and 96973 women without the disease. Lancet 2002; 360; 9328; 187-95.

(14)     Beral, V. Breast cancer and hormone-replacement therapy in the Million Women Study. The Lancet 2003; 362; 9382; 419-427.

(15)     Key, J., Hodgson, S., Omar, RZ.,Meta-analysis of studies of alcohol and breast cancer with consideration of the methodological issues Cancer Causes Control 2006. 17:759-70

(16)     Allen, NE., Beral, V., Casabonne, D., et alModerate alcohol intake and cancer incidence in women J Natl Cancer Inst Feb 4 2009: djn514

(17)     Larsson, S.C. et al.,Diabetes mellitus and risk of breast cancer: a meta-analysis Int J Cancer 2007. 121(4):856-62

(18)     Largent, J. A., et al.,Hypertension, antihypertensive medication use, and breast cancer risk in the California Teachers Study cohort Cancer Causes Control 2010. 21(10):1615-24

22 Haziran 2011 Çarşamba / 14747 Kişi Okudu
Yorumlar
Copyright © 2006 - 2017 DoktorMurat.Net, Yasal Uyarı ve Gizlilik, Site Haritasi
Dr.Murat KINIKOĞLU Sağlıklı Yaşam Rehberiniz
İntermed Sağlık Merkezi Teşvikiye cad. No: 63 Nişantaşı Şişli/İstanbul
Tel: 0212 225 06 60 - Faks: 0212 2250895