Üye Girişi
E-Posta Adresiniz :
Şifreniz :
Üyelik Formu
E-Posta Adresiniz :
*
Şifreniz :
*
Adınız :
*
Soyadınız :
*

İstanbul da son bir aydır grip salgını var. Boğazda yanma, ateş, gıcık şeklinde kuru bir öksürük, yaygın kas ve eklem ağrıları ve aşırı halsizlikle seyrediyor. İnsanların çoğu hemen bir ağrı kesici alıyor veya antibiyotiğe başlıyorlar. çantasında ne olur ne olmaz diye ağrı giderici, ateş düşürücü ilaç taşıyanlar biliyorum. Evde konu komşuya lazım olur diye yedek antibiyotik bulunduranlarda var. Grip belirtileri başladı mı, hele bir de ateş varsa Ayşe teyze iş başında; hemen bir ağrı kesici, bir de antibiyotik tamam...

            Sevgili okuyucularım, en büyük doktorun kendi vücudunuz olduğunu hiçbir zaman unutmayın. Virüsleri aldığınız anda, daha sizin haberiniz bile olmadan vücudunuzda ki onlarca (belki yüzlerce, binlerce) savunma mekanizması çalışmaya başlıyor. Vücudunuzun bu aşamada sizden istediği tek şey istirahat ederek onun bu çabasına yardımcı olmanız. Bedeniniz bu uyarıyı vermek için sizi halsizleştirip kaslarınızı ağrıtarak bir şekilde yatmanızı dinlenmenizi sağlamaya çalışıyor. Ateşinizin çıkmasının bile bir sebebi var; kanınızda bulunan lökosit dediğimiz savunma hücreleri ateşiniz yükselince virüsleri daha iyi yakalıyorlar. Bu aşamada aldığınız ateş düşürücü ve ağrı gidericilerin, geçici bir süre kendinizi iyi hissetmeniz dışında hastalığınızı iyi edici hiçbir rolü olmadığını bilin. Midenize verdiği zararı ise hemen hissedebilirsiniz. Benim tavsiyem eğer küçük bir çocuk değilseniz ateşiniz 39 dereceyi geçmedikçe ateş düşürücü almayın.

            Tekrar etmekte fayda var. Grip dediğimiz rahatsızlığı yapan küçük canlılar bakteri değil, virüs dediğimiz daha minik yaratıklardır ve antibiyotikler virüslere etki etmez. Dolayısı ile sizin viral enfeksiyonda aldığınız antibiyotiklerin hastalığınıza hiçbir yararı yoktur. Aksine, vücudunuzun doğal bakteri florasını değiştirip direncinizi düşürerek yeni bir enfeksiyona yakalanma riskinizi artırır. Bu yüzden gribal enfeksiyonlarda antibiyotiğe başlayan kişilerde hastalık halinin daha da uzadığını görüyoruz.

            Günümüz insanının bu kadar ilaç meraklısı olmasının bir nedeni de sabırsız olması. Hiç kimse birkaç gününü yatarak geçirmek istemiyor (veya şartlar nedeniyle isteyemiyor). “Doktorcuğum, öbür gün önemli bir toplantım var ne yap et beni ayağa kaldır...” “Aman doktor, çocuğun imtihanları var, hemen iyi olması lazım...” Keşke sihirli bir değneğimiz olsa da dokunsak. Bazıları, riske girmeye, ilaçların kendisine zarar vermesine bile razı oluyorlar. Yeter ki işleri aksamasın.

            Toparlayalım; grip oldunuz, boğazınızda kuruluk ve ağrı, öksürüğünüz var... Halsizsiniz ve her yeriniz ağrımaya başladı... Ateşinizin çıktığını hissediyorsunuz... Doğaya ve milyonlarca yıldan bu yana genlerinizle size geçen iyileştirici güce inanın. Vücudunuza istediği şeyi verin ve istirahat edin. Boğazınızdaki kuruluk size bol sıvı almanız gerektiğini hatırlatsın... Ihlamur için, nane, limon, elma kabuğu kaynatın... Tavuk suyuna çorba ile enerji alın. üşüyünce örtünün, ateş basınca soyunun, terleyin... Hasta olmanın da keyifli bir yanı var onu bulmaya, yatağın keyfini çıkarmaya çalışın, fırsat bu fırsat dinlenin...  Eğer sigara içmiyorsanız dördüncü gün kendinizi daha iyi hissedecek, vücudunuzun hastalığı yenmeye başladığını fark edeceksiniz. Sigara içiyorsanız kötü, birkaç gün daha yatakta kalmak zorunda kalabilirsiniz. Dördüncü gün hala kendinizi kötü hissediyorsanız, iyileşme bulguları yoksa kendi başınıza antibiyotik başlamayın, mutlaka bir doktora görünün...

01 Mart 2008 Cumartesi / 22050 Kişi Okudu
Yorumlar
Copyright © 2006 - 2017 DoktorMurat.Net, Yasal Uyarı ve Gizlilik, Site Haritasi
Dr.Murat KINIKOĞLU Sağlıklı Yaşam Rehberiniz
İntermed Sağlık Merkezi Teşvikiye cad. No: 63 Nişantaşı Şişli/İstanbul
Tel: 0212 225 06 60 - Faks: 0212 2250895