Üye Girişi
E-Posta Adresiniz :
Şifreniz :
Üyelik Formu
E-Posta Adresiniz :
*
Şifreniz :
*
Adınız :
*
Soyadınız :
*
  • Ana sayfa
  • Makaleler
  • Beslenme
  • KINIKOĞLU DİYETİ / SAĞLIK İÇİN YEMEK / 99 SAĞLIKLI YEMEK TARİFİ

 

Sevgili Okurlarım, bilimsel çalışmaların ışığında “uzun ve sağlıklı” bir yaşamın “beslenme” sırlarını öğretmeyi amaçlayan kitabım piyasaya çıktı. Kitaplarımdan maddi bir beklentim yok. (Ölmeden Önce ve Kınıkoğlu Diyeti'nin telif geliri ÇYDD'ne bırakılmıştır.)
Kitabım üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde mevcut diyetlere kısa bir bakış ve beslenmenin evriminden bahsettim.
İkinci bölümde doğru beslenmeden ne anlaşılması gerektiğini ve neyi hedeflediğimizden bahsettim. 
Üçüncü bölümde son bir kaç yıldır evimizde eşimle birlikte yaptığımız "sağlıklı kahvaltı, çorba, yemek ve tatlı tarifleri" var. 
 
Umarım zevkle okursunuz ve sağlığınıza olumlu bir katkısı olur.
Aşağıda kitabın girişinden bir alıntı var.
D&R, Remzi ve diğer büyük kitapçılarda bulabilirsiniz. 
 
GİRİŞ
 
Genetik yapının yaşam süresine olan etkisini bildiğim için kimseye yüz yaşını geçme garantisi vermiyorum. Buna rağmen yediklerinize dikkat ederek -ve biraz yürüyerek- yaşam sürenizi 10-15 sene uzatabilir, genleriniz size 65 yıllık bir ömür biçiyorsa 80’e ulaşabilirsiniz.     
Yiyecekler bu kadar önemli mi? Evet önemli. Hayat, ilk çığlığın arkasından anne memesindeki sütü tatmamızla başlar, cenaze sonrası arkamızdan dağıtılan helvayla sona erer. Havva da Âdem’i elma ikram ederek kandırmadı mı? Nikâh, nişan, sünnet, bayram, doğum, cenaze, tüm sosyal aktivitelerimizi yemekle taçlandırmaz mıyız? Sonuç olarak bu kadar sevdiğimiz, zevkle ve günde en az üç öğün yaptığımız bir aktivitenin sağlığımızı etkilememesi mümkün değil. Nitekim son on yılda yapılan araştırmalar, tedavisinde çaresiz kaldığımız pek çok hastalığın beslenmeyle yakın ilişkili olduğunu gösterdi. Oburluk yapmazsak kalp krizi geçirmiyor, şeker hastası veya astım olmuyor, kansere yakalanma riskimizi azaltıyoruz. Artık sadece öldürücü hastalıkların değil, romatoid artrit, egzama, sedef hastalığı, ürtiker gibi hemen öbür tarafa götürmeyen ancak ömür boyu süründüren pek çok hastalığın da beslenmeyle alakalı olduğunu biliyoruz.   
Babam 77 yaşında geçirdiği felç atağı sonrası vefat etti. Rahatsızlanmadan bir gün önce bilek güreşinde beni yenecek kadar kuvvetliydi. Yağlı ve tıkalı kalp damarları başına iş açana kadar düzenli gazete okur, her gün uzun yürüyüşler yapardı. Önce “atrial fibrilasyon” dediğimiz kalp ritim bozukluğu ortaya çıktı, sonra kalbinden kopan küçük bir pıhtı beynine gitti ve felç oldu. 
Babam, hayatı boyunca beslenmesine dikkat etmedi. Etlerin yağlı kısımlarına, peynirin yağlısına, yoğurdun kaymağına bayılırdı. Hatırlıyorum, Kurban bayramından sonraki on gün ailece kuyruk yağından yapılmış kavurma yerdik. 77 yaşına kadar yaşamış daha ne istiyorsunuz demeyin. Bu dünyada seksen küsur yaşında golf oynayan, 90 yaşında üniversitede konferans veren, kitap yazan, kendi işini kendi yapan on binlerce insan var. Artık 77 yaş ölümün olağan karşılanacağı ileri bir yaş değil. Buna karşılık altmış küsur yaşında yolun sonuna geldiğini düşünen hastalarım olduğunu görüyorum. Bu kitabım biraz da onlara hitap ediyor, kollarından tutup sarsmak, “kendinize gelin, siz yaşlı değilsiniz, sağlıklı bir yaşama başlamak için vakit çok geç değil” demek istiyorum. 
Bazı hastalarım ben uzun yaşamdan bahsedince “Aman doktorcum, ben uzun yaşamak istemiyorum, sıhhatli yaşayayım yeter” diyor. Nasıl olacaksa? Uzun yaşamayacak ama sıhhatli yaşayacak! 
“Her şeyi yiyip içmek, istediği gibi yaşamak, sonra küt diye gitmek” pek çok insanın hayalidir. Planları şöyle; günde bir buçuk paket sigara, bir büyük şişe şarap içilecek, her öğlen dolma, akşam kebap yenecek sonra diyelim yetmiş yaşına gelince hiçbir sıkıntı çekmeden küt diye öbür tarafa intikal edilecek! Eğer kötü alışkanlıklar ve kötü beslenme bize böyle “küt” diye gitme garantisi verseydi emin olun ben de sigara içer, her gün tereyağlı pilav üstü döner yer, üstüne birde kaymaklı kadayıf götürürdüm. Maalesef gerçek bundan çok farklı; kötü beslenen, sağlıklarına dikkat etmeyenler öbür tarafa giderken daha çok sıkıntı çekiyor, erken yaşta kalp krizi ve felç geçiriyor, daha çok kalp yetmezliğine giriyor, daha çok nefes darlığı çekiyor, daha çok yatağa bağlanıyor kısacası öbür tarafa giderken daha çok sürünüyorlar. Üstüne üstlük tüm bu sıkıntılar genç yaşlarında başlarına geldiği için hastalıkla boğuştukları yıllar daha uzun oluyor. Sonuç olarak ister kısa ister uzun yaşayın, yaşlılığınızda sıkıntı çekmek istemiyorsanız ne yedip ne içtiğinize dikkat etmeniz gerekiyor. Arabanıza iyi bakar, kötü yollara vurmaz, yıllık bakımını da düzenli yaptırırsanız uzun yıllar boyunca size hizmet eder. Vücudumuz da aynı arabamız gibi gözlenmek, korunmak ister. Dikkat etmezseniz damarlarınız tıkanır, kemik ve kaslarınız erir, seksüel performansınız düşer. Sağlığınıza dikkat ederseniz vücudunuzun son kullanma tarihi uzar, yaşıtlarınız bastonla gezerken siz sırtınızda çantayla seyahate çıkarsınız.  
Kitabımda önerdiğim -itiraf ediyorum ki pek de kolay olmayan- beslenme tarzını uygularken zorlanacak, zaman zaman bana kızacak, vazgeçecek, sonra çaresiz tekrar başlayacaksınız. Aynı eski ABD başkanı Bill Clinton gibi... Biliyorsunuz, tıkanan kalp damarlarını açmak için denenmedik yol kalmadı, sonunda tüm hayvansal besinleri kesmeye ve vegan olmaya karar verdi. Şu anda benim bu kitapta size önerdiğime yakın bir beslenme rejimi uyguluyor.  
Şundan emin olmanızı istiyorum; eğer söylediklerimi yapar, istediğim gibi beslenirseniz bir ay içinde faydasını görecek, vücudunuzun rahatladığını, nefes alıp verişinizin düzeldiğini, kalbinizin daha güçlü attığını, merdiven çıkışınızın değiştiğini görecek, kendinizi daha iyi hissedeceksiniz. Hepsi bu değil, laboratuar değerleriniz de iyiye gidecek; kolesterol, açlık insülin, açlık şekeri, HSCRP, karaciğer enzimleriniz aşağı inecek, tansiyonunuz düşecek, fazla kilolarınızdan kurtulacaksınız.  
Sayfaları şöyle bir karıştırıp başlıklara bakarak “Ben zaten bunları biliyorum” demeyin. Elinizdeki bardağı yere düşürdüğünüzde sağa sola dağılan parçaları üstünkörü toplamanız yetmez, tuz buz olan yüzlerce minik parçayı, özenle, dipli bucaklı temizlemeniz gerekir. Sağlıklı bir yaşam isteyenlerin çaya attıkları şekeri azaltarak hedeflerine ulaşamayacaklarını bilmeleri gerekiyor. Beslenmenizde ve yaşam şeklinizde “köklü bir değişiklik” yapmanız gerekiyor. Bunun için de motive olmanız için size önerdiğim sistemin yararına inanmanız, esaslarını öğrenmeniz şart. 
 
16 Eylül 2012 Pazar / 22545 Kişi Okudu
Yorumlar
Copyright © 2006 - 2017 DoktorMurat.Net, Yasal Uyarı ve Gizlilik, Site Haritasi
Dr.Murat KINIKOĞLU Sağlıklı Yaşam Rehberiniz
İntermed Sağlık Merkezi Teşvikiye cad. No: 63 Nişantaşı Şişli/İstanbul
Tel: 0212 225 06 60 - Faks: 0212 2250895