Üye Girişi
E-Posta Adresiniz :
Şifreniz :
Üyelik Formu
E-Posta Adresiniz :
*
Şifreniz :
*
Adınız :
*
Soyadınız :
*
Tutunamayanlar
Yazar: Oğuz Atay
Konu : Roman
Y.Evi: İletişim
Puan :

  Roman Ödülü almış bir kitabın roman olmadığını iddia etmek ne derece doğru bilmiyorum. Bence “Tutunamayanlar” bir roman değil, hadi biraz yumuşatayım, “klasik anlamda bir roman değil.” Yazarlar “yazmaktan daha önemli olanın” “yazdıklarını gözden geçirip, beğenmediklerini, romanla ilgili olmayan lüzumsuz öğeleri atmak” olduğu konusunda hemfikirdirler, hatta iyi yazarların bu “çöpe atma” işini iyi becerenler, atarken acımasız olan kişiler olduğu konusunda genel bir fikir birliği vardır. Oğuz Atay’ın “Tutunamayanlar”ı yazarken böyle bir kaygısı olmadığını görüyoruz. Yazmış ve yazmış… Romanın zaman zaman çok sıkıcı olmasının, bazıları tarafından da çok beğenilmesinin nedeni bu bence... Kendiside romanın içinde bu fikrimi bir açıdan doğruluyor; “beğenin veya beğenmeyin, okuyun veya okumayın ben istediğim gibi yazarım” diyor. Bir alıntı yapayım: “Tolstoy, düşündüklerinizi yazmaya değer bulmuyorsanız yazmayın, diyor. Siz öyle bulamazsanız, gerçekten yazmaya değmezmiş. Tolstoy’a karşıyım. Yazıyorum. Bu ancak beni ilgilendirir. Bu, beni ilgilendirir ancak. Hepsini birden dinledik zamanında ve hiçbirine yaranamadık. Eksik olsunlar artık.” Oğuz Atay’ın her şeyi yazabilme özgürlüğü romanın içerisinde bir yandan diğer yana savrulmanıza neden oluyor. Mevcut düzeni ve bürokrasiyi eleştirirken İsa ve Hıristiyanlık üzerine düşüncelerinden tutun ünlü Rus yazarları ile ilgili yorumlarına kadar her şeyi bir plan gözetmeden istediği yerde istediği uzunlukta yazabiliyor. Biraz da romanın konusundan bahsedelim: Kendini beğenmiş ama aslında beğenmemiş, bir baltaya sap olamamış, manik, depresif, melankolik Selim, kendi ifadesi ile “mahallenin göze çarpmayan delisi” hayata tutunamayarak intihar ediyor. Romanın sürükleyici sorusu “Selim neden intihar etti?” Ancak romanı okuyup da kahramanın manik depresif (tutunamayan) karakterini tanıdıkça intiharı derece olağan geldiği için sorunuza cevap aramayı bırakıyorsunuz. Bu arada Selim’in onu taparcasına seven yakın arkadaşlarının -başta zaman zaman onun gözüyle dünyaya baktığımız Turgut Özben olmak üzere- Selim’le ilgili anılarını öğreniyoruz. (Ben, Selim bu sevgiyi hak etmek için –iyi bir içki masası arkadaşı olma dışında- ne yapmış olduğunu anlayamadım.) Romanın bu kadar çok kişi tarafından beğenilerek-tüm sıkıcılığına rağmen-başlayıp, bırakılarak, ısrarla ve inatla okunmasının nedeni okurun Selim karakterinde kendisini bulması olabilir. Selim’i okurken iç gözümüzle kendimize bakıp, kendimize acıyıp, acaba ben de “tutunamayanlardan birisi miyim?” diye şüpheleniyoruz. Oğuz Atay bir inşaat mühendisi ve çok iyi bir gözlemci… Bu kitap ilk romanı olmasına rağmen bir şiir hoşluğunda güzel-mükemmel cümleler okuyoruz. Yetenekli bir kalemin çok genç bir yaşta vefat etmesi gerçekten üzücü...

19 Kasım 2009 Perşembe / 14882 Kişi Okudu
Yorumlar
Copyright © 2006 - 2024 DoktorMurat.Net, Yasal Uyarı ve Gizlilik, Site Haritasi
Dr.Murat KINIKOĞLU Sağlıklı Yaşam Rehberiniz
İntermed Sağlık Merkezi Teşvikiye cad. No: 63 Nişantaşı Şişli/İstanbul
Tel: 0212 225 06 60 - Faks: 0212 2250895